yaşamaya dair

her duygunu doyasıya yaşa. üzülmeyi de tat, korkmayı da, heyecanı da,mutluluğu da,ve hatta kırgınlığı da.



bir kere kırıl ki direnç kazan sonraki daha büyük kırılmalarında alt üst olma. hayat sana tokat atmış gibi hissetme yerle bir olma, ya da oldun diyelim, toparlanmayı bil. güçlü ol. kırgınlık ne demek bildiğin gibi, üstesinden gelmeyi de bil.



mutlu olunca paylaşabileceğin bir dostun bulunsun daima, seninle mutlu olabilen bir dost olsun.. mutlu olmayı da doyasıya tat, tat ki üzüldüğünde mutlu olduğun anları da hatırlayabil. mutlu olacak birşey bulamıyor musun? git kendine çiçek al, kıyafet al, kalem al ne bileyim ödüllendir kendini. hak ettim bu çiçeği de. yaşamayı becererek hak ettin aslında sen o hediyeyi. kendini şımart.ya da yolda gördüğün bir çocuğa gülümse en basitinden.. onun nasıl karşılık verdiğini gör. ya da engelli veya yaşlı birine yardım et, yolda karşıya geçir, hiçbir karşılık beklemeden yaptığın şeyler sana mutluluk verir emin ol..



ve üzül.. evet, hiç üzülmeyen vicdansızlardan olma, yolda geçerken topallayan bir köpek gördün mü üzül, hastanede el kadar bebeği için aylarca hastanede yatan anne için üzül, arkadaşın üzüldüğünde üzül, bir yakınını kaybedince üzül, kar yağarken ilk kez kar gören çocuğun mutluluğunu da düşün, sokakta yatan evsizin ben şimdi ne yapacağım korkusunu da.. ama kendini üzmeye değsin üzüldüğün şey.. saçma sapan şeylere üzülme, sadece maddi değeri olan eşyayı kaybettin diye üzülme, sınavdan başarısız oldum diye hiç üzülme. paran yok diye üzülme, benim evim arabam yok diye üzülme. hepsi geçici, tek gerçek senin duyguların.



ve heyecanı sev.. hayatın çok mu monoton? heyecanlanacağın şeyler yap.nereye gittiğini bilmediğin bir otobüse bin, bilmediğin bir durakta in, biraz yürü, keşfet yaşadığın şehri. ya da yeni kişilerle tanış, farklı toplumlara gir. benim buna ilgim yok deme, belki vardır da sen denemediğin için bilmiyorsundur, dene, denerken heyecanlan.başaramadın mı? olsun,deneyimledin. yaparken heyecanlandın. ya da git çok da tanımadığın bir insana ne kadar iyi birisi olduğunu söyle. ya da git lunaparka, heyecanlandıracak oyunlara gir.. dene..



sinirlen de aynı zamanda. arkadaşın sana haksızlık mı etti? kız ona ama kontrol edilebilir olsun bu sinir. kendine veya başkasına zarar vermesin. dizginlemeyi bil. çünkü sonunda sen üzülürsün.



benim yaşamımda duygularıma dair tecrübelerim bunlar.
şair nazım hikmet tarafından yazılmış çok güzel bir şiir.

ne olursa olsun yaşamaya karşı duyulan sevgiden vazgeçmemek.

 spoiler!


(1)

yasamak sakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yasayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yanı, yasamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden
yanı, bütün işin gücün yasamak olacak.

yaşamayı ciddiye alacaksın,
yanı, o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel,
en gerçek şeyin yasamak olduğunu bildiğin halde.

yanı, öylesine ciddiye alacaksın ki yasamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yasamak, yani ağır bastığından.


(2)

diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yanı, beyaz masadan
bir daha kalkmamak ihtimali de var
duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatman bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz 
en son ajans haberlerini.

diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savasın sonunu

diyelim ki, hapisteyiz,
yasımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
yine de dışarıyla beraber yasayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yanı, duvarın arkasındaki dışarıyla.

yani, nasıl ve nerde olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...


(3)

bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yıldız zerresi yanı,
yanı, bu koskocaman dünyamız.

bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
böylesine sevilecek bu dünya
"yaşadım" diyebilmen için...

içerik kuralları - iletişim