3 ay kaldığım yabancı bir ülkenin turistik olmayan 70000 nüfuslu bir köyümsü şehrinde 4 tane adaşımla tanışmak. işin diğer ilginç yanı hiçbirinin türkiye'den ya da herhangi bir ortadoğu ülkesinden olmaması.
8 yaşındayken karşıdan karşıya geçerken hızla gelen motoru fark etmemiştim. motor tam bana çarpacakken yanımdan geçmiş, motosikletin sağ freni ise benim sağ tricepsimi sıyırmıştı. tabi benim kolum da adamın frenine takılınca adam da sendeledi, 15 ileride de ancak durabildi. ben de kibarca ona durması gerektiğini söylemiş oldum.
Pediatri stajinda ketoasidozlu bir çocuk yatmıştı ve hocamiz da bir kere o kokuyu alsaniz unutmazsiniz diye ağız kokusunu koklamamızı istemişti. Ama çocuk utandığı için ne kadar yalvarsak da koklatmadi, neredeyse nefesini tutmuştu. Ve arkadaşım o gece rüyasında ketoasidoz kokusu koklamıs ve o kokuyu gerçekten hatırlıyordu. Bilmiyorum ne kadar ilginç ama bana ilginç gelmişti
olay az önce yaşandı efem...
Şehir merkezinden evime dönüş yapmak üzere bir tramvaya binmiştim. Koltuğuma oturmuş, Kulağımda da kulaklığım, Michael Learns’ın Take Me To Your Heart parçası ile hayat buluyordum. Tramvay, istikametindeki duraklarda her 2-3 dakikada bir durdukça, yolcu sayısını arttırmaya devam ediyordu. tıklım tıklım bir kalabalık olmasa bile yine de bir yoğunluk vardı içeride. Yolculuk 30 dakika akışında seyretti. Evimin yakınlarında bulunan durağa neredeyse gelmek üzereydim. Böyle bir zamanlama olamazdı yemin ediyorum. inmeme yakın, yanımdaki koltukta oturan 50-55 yaşlarındaki adam koyuverdi zoooorrrttt!!!! diye. karşımda oturanları mı dersin, sağımda duran yaşlısı gencini mi ararsın, herkes meraklı gözlerle bir bana baktı, bir de adama… ‘’kim salıverdi gazı’’ diye zaaar? Ben de sola doğru kafamı çevirip ney’i ddöött dudağından üfüren adama baktım şaşkınlıkla. Abi, adam hiç bozuntuya vermiyordu yalnız. Ayak ayak üstüne atmış, tam bir profesyonel zortlatanlardandı sanki. bana ne oluyorsa, kokudan değil; utancımdan bayılacagaadım o an. gazı ben yapmışım gibi benim yüzümde bir sıcaklık belirdi, erimişim, şekilden şekile girmişim, oturduğum koltuğun şeklini almışım. neyse ineceğim durağın anonsu yapıldı. yerimden kalkmam halinde çıkartılan gazı benden bileceklerini düşünmüştüm. Bu yüzden, durağımda inmekten vazgeçtim. Taa 3 durak ötede indim, hangi akla hizmet ul.n! Şimdi 4 km’lik yolu yürürken bu entryi giriyorum alümüniumm!