Tıbbiyeli Radyo Yayında!

yazarların ideal bulduğu şehirler

yurdumuzda da olsun diye örnek almamız gerektiğini düşündüğüm şehirlerdir. keşke biz de şehirlerimizi böyle yapabilsek.
(bkz:viyana)
her bakımdan ideal. zaten geçenlerde "dünyanın en yaşanılır şehri" olarak seçildi. seçenlerin hakkı var. staj vesilesi ile birkaç yıl önce gidip gördüm. 1 ay yaşadım. gözlemleri birkaç maddede toplayalım.
1-ağaçlık, yeşillik sayfiye alanları belli bir yerlerde toplanmış ama insanların dinleneceği yeterli yeşil alan var. schönbrunn ve belvedere saraylarının engin bahçeleri de bu imkanı sunuyor. bunun dışında sokaklarda ağaç yok bu iyi, çünkü köklerinin binaları bozduğu görülmüş. fakat binalar doğaya düşman üslupta inşa edilmemiş ki zaten. genellikle beyaz renk hakim, habsburg devri genelde barok ve neoklasik mimari üslupta yapılmış 18. ve 19. yüzyıl binaları mevcut. bunlar bir sokakta karşı karşıya iseler genelde boyutları aynı yapılmış ve olabildiğince bitişik nizamda, işyeri tabelaları bizdeki gibi bilgisayar çıktısı değil, özenle hazırlanmış (zaten bir kısmı tarihi tabela) ve yan yana. insan hayatını nasıl keyif verici hale getirebilir, işte bu güzelim binalar örnekleri.
2-sokaklar o kadar düzenli ki kaldırım bir başlıyor aynı malzeme ile yüzlerce metre sürüyor. bir aykırı, sökük taş yok. ayrıca türkiye'dekiler kadar yüksek kaldırımlar yok. yol ile seviyece birmiş gibi görünüyor. geniş kaldırımlarda bisiklet yolu mevcut.
tramvaylar yol ortasından geçiyor.
3-viyana'da toplu taşıma çok gelişmiş. en az yedi sekiz metro ağına (u-bahn) ilaveten her yere giden tramvay ve otobüs ağı mevcut. trafikte nispeten az otomobil var. karmaşa yok, gerekli gereksiz klakson çalıp milleti rahatsız eden öküzler yok. muhtemelen şehre gün içinde tır tarzı dev araçlar giremez gibi bir kural olabilir. çünkü bunlardan pek görmedim.
4-tabii bir tane dahi sahipsiz sokak köpeği yok. sahipli hayvanları ağızlıklı gezdiriyorlar. sokak ortasında herhangi bir rencide edici tarzda polis çevirme-kimlik kontrol gibi durumlar asla sözkonusu değil. gerçi avusturya güvenli bir ülke türkiye'ye göre. bizim durumları da anlıyorum ama çevreyi güvenli hale getirmek de devletin elindedir.
yine de bir olay oldu mu polis aniden orada bitiveriyor. o kadar hızlı oluyor ki nereden geldi nasıl oldu anlayamıyorsunuz. polis sirenini adamlar mozart melodisi gibi yapmışlar. buna gülmüştüm. youtube'dan aratırsanız bulabilirsiniz.
(5)- son olarak şu güzelim tuna nehri'ni etrafının düzenlemesi ile bir de viyana'da görün. sanki nehir değil de deniz kıyısı gibi. bizde genelde şehir içinden geçen nehirlere bok boruları bağlanarak üzeri kapatılır bir de akarsuyun tabanına beton dökülerek iyice yok edilir.
bir de prag ile ilgili düşüncelerim var. genelde viyana ile benzer ama onu başka zaman yazarım.
adıyaman=koca bir şehirde hiçbir şey yok.bu olmayış size büyük bir özgürlük sağlıyor(bkz:tyler durden der ki) ancak herşeyini kaybettikten sonra özgür olabilirsin.adıyamanda bu özgürlüğü iliklerinize kadar hissedebilirsiniz.tabiki bu büyük boşluğu fırsata da çevirebilirsiniz.sadece adıyamanda olabilecek şeyler madde 1= sevgili ile tütün tarlasına pikniğe gitmek

içerik kuralları - iletişim