Seni düşünürken mutluyum ama yine de kendim değilim. Bugün mesela utandığım bir bok yedim, kimseye diyemedim. Sana da diyemedim.
Yine bu bok şehre geldim ve yine aynı çırpınışı yaşıyorum içimde mutsuzluktan. Kimseye diyemiyorum evet sana da.
Çizgi filmlerde baraja önce aksilikle bi delik açarlar, sonra küçük bi tıpayla tıkayıp sızıntıyı hallettik sanırlar, sonra su birikir birikir, set patlar, herkes su içinde kalır. Sanki o küçük tıpayı çekip alsam baraj gibi içimde ne var ne yok dökücem. Sanki sana küçücük bir şey söylesem kontrol edemeden her şeyi söyleyivericem. Ve sonra sanki anlaşılıyormuşum gibi gelse de bir an, yine o boş gözlerini görücem.
Ne fark eder patlıcam nasılsa birgün. Üzüntü, özlem, umutlar, şanssızlıklar, mucizesizlikler en sonunda çaresizlik nasılsa içimi eze eze suyunu çıkaracak. Nasılsa yine gömücem içime tazecik bir şeyi. Konuşabilsem ne fark eder?
Yine bu bok şehre geldim ve yine aynı çırpınışı yaşıyorum içimde mutsuzluktan. Kimseye diyemiyorum evet sana da.
Çizgi filmlerde baraja önce aksilikle bi delik açarlar, sonra küçük bi tıpayla tıkayıp sızıntıyı hallettik sanırlar, sonra su birikir birikir, set patlar, herkes su içinde kalır. Sanki o küçük tıpayı çekip alsam baraj gibi içimde ne var ne yok dökücem. Sanki sana küçücük bir şey söylesem kontrol edemeden her şeyi söyleyivericem. Ve sonra sanki anlaşılıyormuşum gibi gelse de bir an, yine o boş gözlerini görücem.
Ne fark eder patlıcam nasılsa birgün. Üzüntü, özlem, umutlar, şanssızlıklar, mucizesizlikler en sonunda çaresizlik nasılsa içimi eze eze suyunu çıkaracak. Nasılsa yine gömücem içime tazecik bir şeyi. Konuşabilsem ne fark eder?