şiir – Tıbbiyeli Sözlük
Üstü çizik çocuklar her taraftalar

Kapanmaz çocuklarda yağmurun açtığı yaralar

Bigün okunmaz yazım

Çaylar benden birader

Ama şu kara tahtaya bir söz de siz yazın

Kanvas pantolon mahirin bıyığı parkası pismiş

Bi kız bilirdim kara sevdalı

Fakat kızın sevdiği komünistmiş

Bi gazete binası önünde kimi vursalar habis

Bi gazete binası önünde kimi tutsalar hapis

Kavga doyurabilmek tokları, değil açları

Ama biz birgün söyleyeceğiz bildiğimiz bütün marşları

Tarihten çıktılar işte!

Ölümler yürüyor susalım

Sizlere cevap veremez devrimci pratikler kardeşim susalım

Üretime katılmaz kimi pek de bilir

Ama şık kadehler tutarlarmış

İktidarın sapından öpenler kaliteli et yerler

Ve yerlere asla tükürmezler yutarlarmış.
Kendime ait olanlarının çoğundan şarkı besteleyebileceğim satırlardan oluşan yazı. Yüz yıllardır var olan , insanın duygularının dışa vurumu şeklinde yorumlanan yazı.
Şairin Romanı'nı okumuştum. Kütüphanede rafların arasında öylesine, başıboş dolanırken gözüme çarpmıştı. Kahverengi, görece kalın bir kitap. Bir zamanlar kendi fantastik evrenlerime yakıştırdığım renkti kahverengi, bu kitaba da yakıştırmıştım. Uzun zamandır yazarların kendilerinin kurdukları evrenlerle alakalı olan kitapları okumuyordum. Bir zamanlar çok okudum, bir yerden sonra beni büyüledikleri parçayı kaybettim, gereksiz bir çaba olarak görünmeye başladılar.

Aslında hayal ürünü olan her dünya, bu dünyayla çok benzer. Sadece kitaplardaki karakterlerin gerçekte yaşayan insanlarda olmayan belirgin kişilikleri, köşe noktaları olması gibi, kurulan her evrenin de belirgin çıkış noktaları oluyor. Şairin Romanı'ndaki memleketin her yerinde net bir özellik var:şiire gösterilen özen ve saygı. Yaşlı şairler el üstünde tutuluyor, genç olanlar destekleniyor ve onurlandırılıyor, her kahvehanenin ana konusu şiirler. İnsanlar bir araya gelip şiirlerden konuşuyor ve her vatandaşın ezberinde, kendilerine yakın gelen şairlerden şiirler var. Elime aldığım anda 'ben bu kitabı okumalıyım' dedim. Bir defa sarmadı, çok ilerleyemeden bıraktım. Sonra bir kez daha ödünç aldım kütüphaneden, okudum ve kurgusunu çok beğendim.

Genel itibariyle çok kitap okuyan bir insan olarak bilinirim. Artık okumuyorum, 'çok' okumuyorum. Duruldum gibi, farklı bir kafa yapısındayım son yıllarda. Okurken şiirlere yaklaşmadım hiç. Yazanlar o kadar güzel yazıyor ki, tek satırda her şeyi o kadar güzel ifade ediyor ki korkuyorum biraz. Ben uzatmayı, çok konuşmayı, kafamın sardığı insanla saatlerce bir dala takılmadan konuşmayı sevdiğim gibi çok yazılanı okumayı seviyorum. Benim hissedeceğim duyguları yazar da anlatsın. Şiir okuyup anlatamadığım, okuyamadığım hislerle dolmayı sevmiyorum. Öyle dolu dolu hislerle gezmeyi de. Ama bir gün şiire bulaşacakmışım gibi geliyor, şiire bulaşmış kendimden de korkuyorum.