twitter’daki tıpçı hukukçu kavgaları – Tıbbiyeli Sözlük
bence kulvarlar tamamen farklı. şöyle ki tıp ders yoğunluğunu azaltamazsınız, zaten gerekenin en azı yapılıyor. hukukta da eğer yetiyorsa bunu artırmanın gereği yok. amaca odaklanmak lazım. iyi bir tıpçı ya da iyi bir hukukçu olmak için ne gerekiyorsa o. iki dal da amacına ulaşıyor mu? evet.



bu yoğunluk farkının nedeni de şu olabilir. mesela bir doktor bu hastalık benim ülkemde yok, o zaman bilmeyeyim diyemez. ama bir hukukçu ben bu ülkenin kanununu bilmiyorum diyebilir. tıp biraz daha evrensel olduğu için durum böyle. ama eminim tüm dünya hukukuna hakim olunmak gerekseydi hukuk bizi ezerdi.
İki bölümün öğrencilerinin de kendi derslerinin daha zor olduğunu iddia etmeleriyle ortaya çıkan kavga. Hukukçular tuğla gibi kitaplarını gösterirler tıpçılara. Tıpçılar da bunun altında kalmaz tabii. Her sınav dönemi tekrar gündeme gelir bu durum. Kazananı olmaz diye düşünüyorum. Sınavların bitimiyle bu kavgalar da rafa kalkar.
En azından hukukçular diş hekimliği öğrencileri gibi bizde anatomi goruyoruz yhaa demiyorlar dedirten kavgalardır
herkes kendi ekmeğini kovalasın. herkesin okulu kendine zor. birinin diğerinden daha zor oldugu kanıtlayınca madalya falan veremeyeCEKLER YANİ. BİR ŞEYLER KANITLAMANIZA GEREK YOK
Son zamanların en gereksiz mevzularındandır. Zaten en başta sayısal ve eşit ağırlık olarak birbirinden farklı olan bu iki bölüm neden birbirini yermeye çalışıyor hiç anlayamıyorum. Zaten bir kere bir bölüm her öğrenciye aynı zorlukta gelmiyor. Mesela Siz bir sınava haftalarca çalışıyorsunuz tıp sizin için zor oluyor, bir başkası aynı sınava sadece 5 gün o sınavı geçecek kadar çalışıyor onun içinse tıp kolay oluyor. Durum böyle olunca zaten bu kadar subjektif bir konuda yapılan karşılaştırma bir yerden sonra ego savaşlarına dönüyor ki twitterda olan da şu an tam olarak bu. Yani sizin bölümünüz daha zor olsa ne olacak? Hep bir ayrışma içindeyiz niyeyse. Bu ülkenin hem iyi doktorlara hem iyi hukukçulara ihtiyacı var. iki bölümün de yeterince konu yükü olduğu ortada. Birbirimize destek olacağımıza bir de saçmasapan polemiklere giriyoruz
biz mühendisler olarak, müdahil olmadan arada, net ortamında rast geldikçe dışarıdan izlediğimiz kavgadır. e her köşe başına mühendislik fakültesi açılırsa, mühendislik mesleği hiç olmadığı kadar ayağa düşerse bizler de sadece izlemekle yetiniriz.
4 senelik okulla 6 senelik okulun karşılaştırıldığı bir kavgadır. kazananı hanesindeki takipçi sayısını en çok artırandır.
bizim bölümde herkes birbirine "çalışmıyorum yaa..." der (malesef benim çevremdekilerin çoğu da çalışması gerekenden az çalıştığını düşünerek doğru söyler). bu lisedeyken de böyleydi tahminimce hukukta da bu geçerlidir. çalışmıyorum muhabbeti yani. şimdi farklı bölümler olunca herkes kendini çok çalışıyormuş gibi gösteriyor ona anlam veremiyorum ben açıkçası. tamam işte bizim finalsizimiz bizden çok çalışıyor, onların en çok çalışanı da yüksek ihtimal benden çok çalışıyordur. ama ben hukuk okuyabilir miydim okusam da iyi bir hukukçu olabilir miydim, sanmıyorum çünkü yeteneğim yok. peki puanım yetiyor muydu evet ama belki de başarılı bir hukukçu olamazdım: o özelliklere sahip değilim, konuşma yeteneğim pek yoktur vs. vs. yani demem o ki benim çöplüğüm seninkini döver lafları gerçekten işsizlikten başka bir şey değil. hepimiz birbirimize muhtacız. herkes işine baksın vatanına milletine insanlığa hizmet etsin.
Yaa zorluğundan değil gibi de bizim sağlık hukuku dersine ceza hukuku hocası giriyodu ama adamm james bond yanii neyse tıpçıları bir yerden yere vuruyo savunmalarını okuyoruz gülüyoruz o kadar basit yazılmış ki felan diyodu altta yatan başka bi mesele olmalı sadece puan değill