bir gecede 161 şehit verilmesi

sözün bittiği yerdir.
gözyaşıdır, vicdan azabıdır.

allah ailelerine, tüm sevenlerine, tüm yurdumuza sabır versin. bir daha 161ler değil 1ler bile olmasın.
hainler yüzünden masum insanların yüreğinin yanması
hangi söz acımızı tanımlayabilir ki ?
bir gün gelse ve şehit haberi vermesek !
161de kalmayacağını düşündüğüm şehit sayısı. allah rahmet eylesin. başımız sağolsun.
canımı ziyadesiyle yakan durum.
hal böyleyken, niye halay çekiyorsunuz abi neyi kutluyoruz dersen linç yiyorsun, gezici oluyorsun, darbeye destek veren kişi oluyorsun.
bu toplumda yaşamak gittikçe midemi bulandırmaya başladı. ölü evinin de bir adabı var. al bayrağını çık, bu bayram havası neyin nesi oluyor.
bir ortadoğu ülkesi olduğumuzu ya da olmak yolunda ilerlediğimizi gösteren acı bir tablo. ülkemize dışarıdan baksaydım mısır gibi bi ülke olduğumuzu düşünürdüm herhalde.
bunca ölümün ardından neden bayram havası olduğuna gelince , kurtuluş savaşı bittiğinde kaybettiğimiz binlerce mehmetçiğimize , yaşlıya , kadına , çocuğa rağmen vatanımız kurtulduğu için bayram havası olmuştu ki o günleri hala kutluyoruz. şimdi de darbe gibi halkın bütününe ihanet olan bir girişim engellendiği için bayram havası var diye düşünüyorum.
insan aklının almadığı, almak , anlamak , kabullenmek istemediği
kabus gibi bir gerçekliktir.başımız sağolsun.
bir yandan içimi parçalarken bir yandan da bir şeyleri sorgulatan acı bir gerçek. görevinin başında şehit olan polisi işin içine katmadan verilen sayıdaki diğer insanları bir düşünelim şimdi. bir darbe yapılıyor ya da yapılması planlanıyor, tvden bildiri okunuyor ve sokağa çıkma yasağı geliyor. bu anda acaba kaç kişinin aklına sokağa çıkalım da şu tankların üstüne çıkıp darbeyi engelleyelim fikri geldi allah aşkına? benim bulunduğum yer, en yakın meydana merkeze kmlerce uzakta olmasına, askerin gelmeye imtina bile etmeyeceği bir dağın başında olmasına rağmen ben bile sokağa çıkmayayım başıma bir iş gelmesin dedim. sonra nasıl oluyorsa darbe oluyor ama hükümetin tüm yetkilileri tvden mesajlar veriyor hatta cumhurbaşkanı halkı sokağa çıkmaya meydanlara davet ediyor. bizim kahraman halkımız da ellerinde bayraklar akp binası, cumhurbaşkanlığı sarayı önünde toplanıyor. yahu insanın kendi canı bu kadar değersiz mi? sonrası ise malum. asker-polis çatışmaları, ateş altında kalan siviller vs. şimdi biri bana bu durumu açıklasın. cb'nin çağrısının ardından sokağa dökülüp yaralanan, "şehit olan" bu insanların hesabını kimden sormalıyız? cb'nin çağrısı olmasaydı ortalık darbecilere kalırdı, halk demokrasiyi sokakta korudu, onlar bu ülkeyi koruma uğruna can verdiler gibi argümanlarla gelen insanlara ise sadece şu alıntıyla cevap vermek istiyorum: asker tankla ve savaş uçağıyla darbe yapmak istedi ama halk* kısa kollu gömleği ve 50x30 cm bayrağıyla engelledi. aynen kardeşim. *yumuşatılmıştır.

içerik kuralları - iletişim