casus belli

savaş sebebi, savaş nedeni, savaş bahanesi gibi anlamlara gelen latince bir söz grubu.
portekizcesi causa de guerra olan latince sözcük bütünü.
yıllardan milattan önce 200'ler filan, mete adında bir velet türemiş babası teoman ile ilgili problemleri var işte muhteşem yüz yıl gibi bir ortam var. önceki törelere göre mete teomanın birinci avradının çocuğu olup teomandan sonra tahtın sahibi olma hakkına sahip, ama teoman ikinci avradın cilvesiyle tahtı haksız yere bu avradın çocuğuna vermeye razı. teoman bu yüzden mete'yi korumasında olan bir kavime esir gönderir üstüne de bu kavime atlı birlikleriyle saldırır ama mete önceden haber alıp oradan kaçmıştır ve babasına yardım eder gibi gittiği kavimden büyük başları ayıklar. babası da bu yüzden helal be oğluma diyerek bir de tümen hediye eder. mete o zamanlarla bilinmeyen ıslık oklarını keşfeder, ok atıldığında düşmanına korku veren bir ıslık sesi çıkarır ve hedefe varınca normal bir ok gibi de öldürür. mete kendi tümenine talimlerde öğretir önce mete atacak sonra tüm tümen aynı hedefe nişan alıp atacak, atmazsa ölecektir. önce mete babasının atına hedef alır tümenden ok atmayanları kendi eliyle idam eder. sonra babasına nişan alır tüm tümen şaşırır ok atmayanları yine idam eder, en son kendi avradını öldürür mete bu sefer tümen alışmıştır ve hepsi aynı hedefe ok atarlar. mete bu şekilde türk silahlı kuvvetlerinin ilk kuruluşunu yapar, emir demiri keser baba avrat dinlemez, neyse mete artık kendi tümünenine olan güveni tamdır. babasının yerine de tahta oturur, ikinci avradın oğlu korkudan kaçar gider zaten.

durumu öğrenen moğollar hemen casus belli oluşturmak amacıyla gelirler metenin atını isterler, eğer mete atını vermezse savaş çıkacak. mete kurultayı toplar sorar aksakallılara, aksakallılar kesin bir şekilde atın verilmemesi gerektiğini söylerler, biliyorsunuz at, avrat, silah diye bir töremiz var. mete aksakallıları dinlemez ve atını verir, bu sırada tümenini geliştirmeye de devam ediyor işte tümeni 10 kişilik gruplara bölüp 10, 100, 1000 kişilik ekiplere ayıracaktır. daha sonra moğollar çıldırır savaş çıkmadı yine, bu sefer avradını isteyeceklerdir. aksakallılar olmaz bu töreye aykırı derler mete yine dinlemez verir avradı moğollar sinirli, bir türlü oluşmuyor casus belli. daha sonra moğollar der ki bu mete herhalde korkak birisi biz bunlara bir ekip daha gönderelim toprakları da isteyelim derler. elçiler gelirlerler elçilere zeval olur hepsinin baş üstünde kellesi kalmaz mızraklara takılıp atlarına bağlanır ve moğolların sarayına gönderilir. bu süre içerisinde mete istediği bir ordu kurmayı başarmıştır, çelik kesen bir ordusu vardır. onlara ayrılmış da olsa aslında hepsi tek bir güç gibidir. elçi kelleleri henüz moğol yurduna varır varmaz mete ordusuyla tüm moğolları keserler, taş üstünde taş, baş üstünde baş konmaz o gün, moğollar depresyona girerler ne yapacaklarını şaşırırlar. o günden sonra bin seneye kadar ağaç kovuklarında ağaçların üstünde veye mağaralarda yaşarlar.

en nihayetinde moğollar casus belliyi alırlar.

içerik kuralları - iletişim