ermeni dölü

ermeni asıllı insanın evladı anlamına gelir. diğer etnisitelere de uyarlanabilir. laz dölü, çerkes dölü, türk dölü gibi... bizim oralarda insanlar üzerinden kullanılan bir söz öbeğidir. hatce kadının dölü, dayımın dölü gibi.
genelde türk olmayan herkese sinirlenildiğinde söylenen faşizan söz öbeği.kürt olabilir,laz olabilir yeri gelir ırkla ne alakası varsa alevi olabilir. hatta bazen sevilmeyen bi şehrin insanına da ithaf edilebilr. bu kulaklar 'bu kayserililerin hepisi ermeni dölü' nü duydu.
türkiye'de yaygın bulunan bir döl çeşidi.
kör cahillikle geçiştirilmesi mümkün olmayan faşist tabirdir.


çerkezim. bundan dolayı ne gurur ne de utanç duyuyorum. fakat herkes gibi kendi milletimin kültürünü, oyunlarını, düğünlerini seviyorum.

türk'üm. türkiye benim ülkem, anadolu benim toprağım. kendimi maykop dağlarında, ovalarında at sürerken görmeyi değil; bir kış gecesi sivas'tan konya'ya uzun bir yolculuk sırasında camdan dışarı bakıp, geçtiğim yollardaki, köylerdeki hayatları düşünürken bulmayı yeğlerim.

osmanlı'ya büyük çerkes sürgününde bize kucak açtığı için müteşekkirim ve daima öyle kalacağım. yine de sevgim çoğu padişahın içki içtiğini bilmeme mani değil. ve "içkiyi kabul edip etmeme, kullanıp kullanmama serbestiyetine" inanan bir müslüman olarak onlara saygıma en ufak bir halel gelmiş de değil. evet, bunu söylemenin bile bir utanç vesilesi olması gerektiğini düşünüyorum. ("zaten böyle düşünmen gerekirdi, neden bunu söyleme ihtiyacı duydun ki?" düşüncesini taşıyan kardeşim, sana selam olsun!)

akif'in abdülhamid han için neler söylediğini biliyorsak "ulu hakan" ın bir istibdat dönemi yaşatmadığını söylemek mümkün mü? yine de bu durum "dünya üzerindeki 100 gram aklın 90 una sahip olan" bu dehayı ve evliyaullahtan bildiğimiz bu insanı çürütür mü?

"açlık"" yazari knut hamsun' un nazi destekçisi olması o kitabı okumanıza engel midir?

enver paşa' yı sevmesek de beş altı dili sular seller gibi biliyor olması takdire şayan değil midir?

einstein her ne kadar karşı çıkmış olsa da savaş propagandistlerinin bir çoğunun büyük bilim adamları olduğunu biliyor musunuz?


....


ne acıdır ki daha dün "millet-i sadıka" olarak adlandırılan bu insanlar, şu an ülkemizde psikiyatrik bir vaka haline gelen "tümel yargı" sorununun en bariz örneklerine malzeme oluyor. israil'in gazze soykırımlarına, suriye'de yaşananlara karşı -pek tabi haklı olarak- haykıran bir insanın ermeniler için "döl" tabirini kullanacak kadar kinle dolu olması hiç de normal bir ruh hali değil.


"vela teziru vaziratun vizra uhra." (hiç bir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez.) diyor inandığım/ız kitap. günah bireyi ilgilendirir, etnik kimliği ya da topluluğu değil.


insanız. günahlardan sevaplardan bir bütün. kendimize bir an hakim olamadığımız şu dünyada başkalarına biçim vermek iştiyakı, karşı tarafta yanıt bulmadığı gibi aksine fena mide bulandırıcı.

edward said şuna benzer bir şey söylemişti: "eğer nakba' nın kabul edilmesini istiyorsak nazilerin auschwitz'teki soykırımlarını tanımak zorundayız."

yuhanna incilinden bir menkıbedir: hz. isa(as) zinadan yakalanan bir kadının ölümü hakkında oradakilere şu sözü söyler: "aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın."


taş da devran da sizin.


edit: enver paşa dört lisan biliyormuş. özür. kaynak: ilber ortaylı-gazi mustafa kemal atatürk

içerik kuralları - iletişim