antik hâliyle de modern hâliyle de çok fazla falsosu olan, nonefektif, disfonksiyonel bir metindir. söz konusu metinde yazılanların önemli bir kısmı hekimin kesinkes uymak zorunda olduğu, uymadığı takdirde suç teşkil edecek, gayrîahlâkî edimler değildir. örnek vermek gerekirse,
bir hekim yaşamını insanlığın hizmetine adamak zorunda değildir.
bir hekim, sırf hekim olduğu için tıbbın yüce geleneğini ve saygınlığını korumak zorunda değildir. individüalistik prensiplerine aykırı bir hâle gelen tabâbete; dahası bu tip bir ruh içerisindeki asırlardır süregelen tıbbî nosyon ve ananevî yaptırımlara boyun eğmek durumunda bırakılamaz.
bir hekim, yalnızca bir hekimdir. bir başkasının yaptığı hekimliğin prensipte kendisiyle organik bir bağı olmayıp bir diğer hekimle arasında "kardeşlik" bağı geliştirmesi, karşısına default olması gereken bir mesele gibi getirilemez.
hekim, bireysel tercihleri çerçevesinde hastasını bal gibi de seçer. elbette burada daha çok bireysel klinik, özel mevkîlerden bahsediyoruz. devlet boyunduruğu altında elin kolun hâlihazırda bağlı olacaktır. hekim, proper şartlar altında etnik köken, dil, din, cinsel yönelim gözetebilir, seçebilir. kendi mesleğini kendi hududları dâhilinde icrâ ederken hangi hastaya şifa dağıtacağına kendisi karar verir.
"insan yaşamına en üst mertebe saygı göstermek" kavrayışı çatır çatır çatırdamaktadır. bir hekim, konsept olarak hekimliğini icra ederken ahlâkî ve hukukî bir pozisyon olarak idam cezasını veya ekstreme koşullarda işkenceyi de savunabilir. argümantasyonu başarılı yapıldığı takdirde şifa dağıtıcı hekim pozisyonu ile insan hayatına son verilmesi veya ilgili insana acı verilmesi fikirlerinin savunulduğu bir pozisyonun zorunlu olarak çelişmesi söz konusu değildir.
bana kalırsa herhangi bir mesleği icra etmek üzere yemin edilmesi, binaenaleyh daha kendi-nitelik olarak hatalıdır.
neticeye bakılırsa, hipokrat andı; ne bir hekimin ne de bir birey olarak insana dair prensiplerin sınırlarını ideal ölçütlerle çizmede başarılıdır. qed.
bir hekim yaşamını insanlığın hizmetine adamak zorunda değildir.
bir hekim, sırf hekim olduğu için tıbbın yüce geleneğini ve saygınlığını korumak zorunda değildir. individüalistik prensiplerine aykırı bir hâle gelen tabâbete; dahası bu tip bir ruh içerisindeki asırlardır süregelen tıbbî nosyon ve ananevî yaptırımlara boyun eğmek durumunda bırakılamaz.
bir hekim, yalnızca bir hekimdir. bir başkasının yaptığı hekimliğin prensipte kendisiyle organik bir bağı olmayıp bir diğer hekimle arasında "kardeşlik" bağı geliştirmesi, karşısına default olması gereken bir mesele gibi getirilemez.
hekim, bireysel tercihleri çerçevesinde hastasını bal gibi de seçer. elbette burada daha çok bireysel klinik, özel mevkîlerden bahsediyoruz. devlet boyunduruğu altında elin kolun hâlihazırda bağlı olacaktır. hekim, proper şartlar altında etnik köken, dil, din, cinsel yönelim gözetebilir, seçebilir. kendi mesleğini kendi hududları dâhilinde icrâ ederken hangi hastaya şifa dağıtacağına kendisi karar verir.
"insan yaşamına en üst mertebe saygı göstermek" kavrayışı çatır çatır çatırdamaktadır. bir hekim, konsept olarak hekimliğini icra ederken ahlâkî ve hukukî bir pozisyon olarak idam cezasını veya ekstreme koşullarda işkenceyi de savunabilir. argümantasyonu başarılı yapıldığı takdirde şifa dağıtıcı hekim pozisyonu ile insan hayatına son verilmesi veya ilgili insana acı verilmesi fikirlerinin savunulduğu bir pozisyonun zorunlu olarak çelişmesi söz konusu değildir.
bana kalırsa herhangi bir mesleği icra etmek üzere yemin edilmesi, binaenaleyh daha kendi-nitelik olarak hatalıdır.
neticeye bakılırsa, hipokrat andı; ne bir hekimin ne de bir birey olarak insana dair prensiplerin sınırlarını ideal ölçütlerle çizmede başarılıdır. qed.