içinizi dökme defteri – Tıbbiyeli Sözlük
Geçen edindim ben de bunlardan. Uzun zamandır günlük tutmuyordum (en son lise) ama bu süreçte sürekli de aklıma geliyordu, yaşadığım bazı olayları bir kenara çiziktirmem lazımdı. Geçen hafta eski günlükleri karıştırırken de fark ettim bu işin önemini. İnsan olayları hatırlasa bile o andaki bakış açısını falan unutuyormuş. Tüm o duygu durumlarını vs. Okuyunca da insan kendi gelişimini izliyor böyle full hd. Tabi İşin adı günlük tutmak olunca çok zorlama geliyor kulağa ama minik bir not defterine o gün (her gün değil, kaydedilmeye değer bir şey olduğunda) ne yaşandıysa artık 1-2 cümleyle kaydetmek baya mantıklı geliyor artık. Hevesim şu an yeni tabi. Zaten 1 sayfa yazdım şimdilik ama olsun başucumda bekliyor beni ööyle. Zaten uykudan önce aklıma gelen o önemli olaylar için koydum onu oraya. Yoksa masa başına geçsem sabah kahvaltısına kadar her şeyi yazarım. Uyutmayan şeyleri yazsam yeter.
bu defterlere ben de bir tane edindim. ama defteri daha çok goygoy için herkese anlatabilecegim olaylar için kullandim ister istemez. niye efendim, çünkü masanizin üzerinde her an erişelebilecek bir yerde bir defter var. siz gidip gelip buna her türlü duygunuzu yazıyorsunuz ve kimse bu neymiş diye merak etmiyor, o defteri en azından gözden geçirmek geçmiyor akıllarından. çok ütopik değil mi. bence de öyle. işte o defterde renkli renkli sayfaların arasında zaten korkunç olan yazımın iyice berbatlasip okunması çok zor olan, en gıcık renkte yer yer üstü karalanmis ve aşırı sıkışık birkaç sayfası var. işte o defter o birkaç sayfa yüzünden içimi dökme defteri. baksam en okunmayacak kısmı ora olduğu için de onlar orada kalmaya devam edecek. benimki gibi kaygılarınız olsa bile çok güzel bir şey ama. çünkü insanin en önemli ihtiyaçlarından biri anlaşılmak. en azından bir defter sizi anlayabiliyorsa, bu sizin için gerçekten büyük bir teselli olabiliyor.
Eğer kardeşleriniz fazla meraklıysa olamayandır. Aynı durum günlük için de geçerlidir. Hiçbir zaman rahat rahat yazamadığımdır o yüzden.
2004-2015 arası her yıl için bir günlüğüm vardı. geçen yıl oturup hepsini okudum, ağladığım her şeyi hatırladım. hatırlamak da üzüyormuş. bu yüzden geride bırakmaya karar verdim. bütün defterlerimi yaktım.



alışkanlık olduğu için yazmayı bırakamadım yine de. şimdi küçük bir deftere her gün bir-iki cümle yazıyorum. o gün ile ilgili aklımda kalan bir şey ya da o gün birinin bana söylediği bir şey.
Biri okuyacak korkusundan küçüklükte bıraktığım şey yazmak.en son ilkokul 4 te yazdığım günlüğüm vardı onu da yırtıp atmıştım. Ev mübarek mayın tarlası gibi annemden saklamayı başarsam ablam var, ablamı atlatsam kardeşim kesin bulur okur.ee yanı insan merak ediyor sonuçta bn olsam bn de merakima yenik düşüp okurdum.
Bu defterlerden sürekli bir tane edinilip sonrasında sayfaları tek tek yırtıp atılır.



Sürekli biri okursa, her şeyimi öğrenir diye düşünüp, yazdığıma pişman olup sayfaları tek tek imha edip atarım.



Kimsenin de okuyacağı yok ama insan bi tedirgin oluyor, ister istemez.
Yarın son komite sınavına gireceğim, geçersem tabi. Bütün sinir sistemim bozuk, tatili başladı herkeslerin. Ben de başladı zannetmiştim ama daha 1 ay varmış. Çalışmadım ama 70 almak istiyorum. Keşke kağıtları yiyince bilgileri de öğrenmiş olsaydık. Sabaha kadar yerdim. Olmuyor.
kimse okusun istemezsin en başta ama sonra düşünürsünüz en içtenlikle en doğrularıyla bir şey saklamadan yazdıklarınızı niye anlamadılar bunu okusalar acaba anlarlar mı diye

ama tabi yine yırtılır o defterler
Kırgın olduğum 2 kişi var ve ikisine de gıcığım şu sıralar, bir zamanlar iyiyken sonra bu hale nasıl gelindi diye düşünmeden edemiyorum herkes kendi yolunda takma diyorum ama takıyorum yinede. Böyle görmek istemiyorum ya ne bileyim öyle işte bu bir

-ikincisi intern olucam yakinda ve bir boşluğa düştüm ne ara 5 yıl geçti okul bitiyor şaka maka bi tuhafım
merhaba sozluk,
Karsi binamizda bi cicekci dukkani var. Sahibi gecenlerde kalp krizi gecirip olmus ve dukkan bayadir kapali.
Bugun gecerken ciceklerin solmus ve boyunlarini bukmus olduklarini gordum.
Hayat ne kadar bos degil mi diye sordum kendime.
Ses kaydi yazicam finale calisicam diye kendimi paraliyorum ama degmiyor.
Baksana, adam yarin sulayacakmis gibi birakmis ciceklerini.
Hayata gelis amacimi sorguladim bugun. Ve uzun suredir ilk kez her sey bos her sey anlamsiz geldi. Acaba bu kadar tantanaya deger miydi?
Küçükken alfabesini kendi anlayacağım şekilde garip şekillerle oluşturup yazdığım defterdi. Her harfin bir şeklini oluştururdum ve asla kimse hiçbir şey anlayamazdı. Sonraları bu şekilleri unuttuğum için bende anlayamadım tabi. Defter boşa çıktı anlayacağınız. Bende attım. Zaten çok da önemli şeyler yazmamışımdır diye düşünüyorum. Asıl sıkıntılı zamanlarımda içime attım çünkü.
Yazmayı istediğim ama bir türlü yazmaya cesaret edemediğim defter türü olur kendileri. Bir gün biri denk gelecekte okuyacak diye çok korkuyorum çokta büyük sırlar saklamasam da yine de düşüncelerimin bütün çıplaklığıyla birisi tarafından okunması hissiyatı tedirgin ediyor
ektiğim tüm tohumların kuruduğu bir süreçteyim. yaklaşık 2 senedir. iyi ve doğru olarak yapmaya kalkıştığım ne varsa hep hüzünle bitiyor. umut, hayal gibi şeyler asla kafamda yok. sadece yaşamaya devam edip bu kısır döngüyü izlemekteyim. 



can sıkıntısından arada faladdin uygulaması üzerinden tarot falı baktırıyorum. rastgele gelen fal yorumlarında dahi hayatının içine edilmiş diyor. yapay zeka dahi durumun vahimliğinin farkında.