kitap

arapça bir sözcük olmakla birlikte aslı ketebe den gelir.türkçesi ise bitigdir
ketebe=yazmak, kitab=yazılı olan
ev işleri, tv ve internet üçgeninde ömür tüketen, son zamanlarda unutkanlık, sinirlilik gibi semptomlar gösteren 64 yaşındaki annemi okumaya teşvik ettim. artık haftada bir kitap bitiriyor. yazım hatalarını, anlatım bozukluklarını buluyor, yazara not veriyor. sorularımı takılmadan cevaplıyor. bu arada öfkesi azaldı, daha olumlu tepkiler vermeye başladı. bu zamana dek onu ihmal etmişim sözlük. ama zararın bir yerinden döndüğüm için mutluyum.
koleksiyonunu yapmak istediğim tek nesne ve para harcamaktan rahatsız olmadığım tek şey. bir de en güzel hediye bence
kokusunu, dokusunu sevdiğimdir.. her şeyin gittikçe basitleştiği şu dünyada ufkunuzu açan nadidelerdendir.. sığınağımdır..
boş zamanı doldurmaktan çok daha fazlası olmalıdır. bir hobi olarak değil bir ihtiyaç olarak görülmelidir. zaten gündelik hayattan kafanızı kaldırmanın, başka şeyleri de dert edinmenin, at gözlüğünden kurtulup geniş bakabilmenin en güzel yoludur.
sayfaların yazılarla süslenmiş hapishanesidir kitap ve sizi de o hapishaneye çeker, eğer ki içinizde varsa. önce size anahtarı verir ki kendi isteğinizle girin. daha sonra sizin o gezintinizle kendine bağlar o hapishane. fark etmeden mahkumu olursunuz. sıra sıra içinize işler her adımı. bir an sonra artık çıkamayacak duruma gelirsiniz hapishaneden ve aslında hiç çıkmak istemezsiniz oradan. o kadar bütünleşirsiniz ki bir gün o hapishaneden çıkacaksınız diye korkarsınız.

işte böyle bir şey br hapishaneye gönül bağlamaktır kitap dediğimiz.

içerik kuralları - iletişim