Çok hain bi saldırıya maruz kalmıştır gerçekten değerli bi insanmış hazırlıkta amerikan hoca az misyonerlik yapmadı bu kişi üzerinden
İslamı hapisteyken `elijah muhammed`İn müritlerinden biri sayesinde tanımış sonradan bu adamın tanıttığı islamın gerçek olmadığını anlamış ve araştırmaya başlamıştır sonunda hacca giderek islamın beyazları şeytan olarak adlandırmadığını her çeşit insanın bir arada güzelce yaşayabileceği bir din olarak görmüş ve bu yönde insanlara islamı anlatmaya başlamıştır.

Hayatı filmlere konu olmuştur.

çok güzel kitapları da yazılmıştır okuyun izleyin ibret alınası bir hayat öyküsü.

Filmindeki efsane sahne için [https://m.youtube.com/watch?v=5Uoy6xy5AFM ~ tıklayın]
gönüllerin unutamayacağı kişi. kimi zaman bazı sevgiler tasvir edilemez. şehadetinin 52. Yıl dönümü, 21 Şubat 1965.
Saygı duyduğum, Amerika gibi bir ülkede, siyahilerin maddi manevi baskılara maruz kaldığı dönemde, siyahiliği ve islamı, cesurca savunmuş vaiz/düşünce adamı/ lider dir.
Spike Lee’nin yönetmenliğini yaptığı 1992 yapımı biyografi filmidir. 3 saat 22 dakika olmasına rağmen son derece sürükleyicidir.

Biyografi filmi nasıl olmalıdır dersi veriyor Spike Lee, Malcolm X’in saygı duyulacak mücadele içinde geçen hayatını iyisiyle kötüsüyle her yönüyle anlatıyor.


Her sahnesi üzerine uzun uzun konuşulabilecek bir film ama ben şöyle özetliyeyim. film yanan bir abd bayrağı ve polisten şiddet gören siyahilerin görüntüleriyle başlıyor. Gençliğinde bir “beyaz” gibi giyinen, bir “beyaz” gibi davranan, saçını “beyaz” saçına benzetmek için kimyasallar deneyen yani “beyaz” olmak çabalayan ama ne yaparsa yapsın “beyaz “ olamayan malcolm’un; ırkcılık karşıtı mücadelede simge haline gelmiş kitleleri peşinden sürükleyen mücadele adamı X’e dönüşümünü ustalıkla anlatıyor.