rahat bölümler – Tıbbiyeli Sözlük
gerçek bir heder varsa ve hakkını vereceksen rahat bölüm yoktur. hele ki iyi bir üniversiteye gitmişse o kişi rahatlığın ne demek olduğunu unutacak kadar çalışır. ancak kıytırık bir üniversiteye veya açıköğretime gidip yaya yaya sınıf atlıyorsa her türlü rahattır ona o bölüm.



kısacası bölüm tıp olsa bile amaç yoksa her bölüm rahatlığına varılır. özellikle kıytırık bir üniversitedeyseniz.
Aklıma uzmanlık değil de direk başka fakulte bölümleri geldiginden bi kez daha tıpa ait olmadığımı hissettiren başlıktır
Pahalı,çok pahalıdırlar.

Neredeyse 70'in altına derma,69'un altına ftr,68'in altına genetik bulunmamaktadır.(bkz:tus)

Bizde o para ne gezer diyorsan bi acil sarayım ablama,bol soğanlı,46-47 yeter,oh ucuz ucuz

Çay/Soda da ikramımız
Bir rus atasözü der ki: "Rahat bölüm yoktur az hasta vardır" (*)

Siz psikiyatrist de olsanız,dermatolog da, acilci de olsanız aile hekimi de tüm mesainiz boyunca 3 dakikada bir hastayı komple bakıp taburcu etmeniz istenen bir sirkülasyonda ve ortamda çalışırsanız ne rahat olabilirsiniz ne de huzurlu.
yılların tartışmasıdır. rahat bölüm yazarak belli bir miktar para kazanıp onu da güzelce harcayabilmek mi yoksa gerçekten zor branşlara yönelmek mi? olay sizin neye ilginiz varsa o bence. kendi adıma konuşursam pediatri düşünüyorum. asistanlığı ciddi anlamda zor,uzmanlığında geceler boyu icap var,acili gerçekten zorlu dahiliye gibi az çok her doktorun bildiği bir saha değil,çoğu yeni mezun hekim dokunmak istemez çocuk acile. bu da geceler boyu icap ve uykusuzluk. ama biliyorum ki ben bu işle mutlu olurum. o yüzden ben 55 de alsam 70 de alsam pediatri yazacağım. her hekime de uzmanlık ya da gelecek planında yeteneğini ilgisini belirlemesini öneririm.
Rahat bir bölüm istemek her zaman işten kaçmak demek değildir. Zaten 6 sene yoğun bir şekilde tıp okumuş intornlukte ezilmiş mecburi hizmet ile kimsenin gitmediği yerlerde hizmet vermiş insanlar tercih yapıyor.

Haklı olarak kazandığım parayı harciyabilecegim kendime vakit ayırabiliceğim bir bölüm istiyorum. Dahiliyede insan gibi ayda 6 7 nöbet yazsınlar, kağıt kürek işler yerine adam gibi eğitim versinler o zaman bak bakalım tercih ediliyor mu.

Çöm asistanlık sürecini 2 sene gibi düşünürsek 2 sene boyunca aşağı yukarı her 2 günümden birini hastanede geçirmek istemiyorum sizce bu normal değil mi işten kaçmak mı?

Mesleğine aşık olan işini gerçekten severek yapan insanlara da saygım sonsuz ama maalesef ben bu ülkede mesleğime gençliğimi verecek kadar aşık olamadım kimse kusura bakmasın
Rahat bolumun seçilmesini gayet anlarım. Herkes bu isi görerek ve bilerek tercih etmedi.kimse de kusura bakmasın. Aile ve çevre nedeniyle ya da isin saygınlığı ve itibari düşünülerek tercih ettik hepimiz. Hasta yakınlarınca dövülen hatta öldürülen doktorlari görerek kararindan vazgeçmeyen varsa bilelim. İsini rahat bir ortamda surdurmeyi kim istemez ki.



Anlamadığım şeye gelince, ister puanı yuksek olup ftr yazanin, isterse daha yoğun bölümlere yerleşenlerin her gün isini rahat görme arzusu. İşte bunu anlamam. Ftr deki bir hekimin amacının sadece "al şu egzersizleri yap gel" demekten öte manüel terapi ogrenmesi lazim diye düşünüyorum mesela. hacamati imkan varsa öğrenmeli. Araştırmalı. Dermatolog geleneksel yöntemlere merak sarmalı. Acil hekimi yoğun çalışsa da mümkün mertebe, başdönmesine vertebrobaziler sendromu, af li hastada karin ağrısına mezenter iskemiyi, yasli hastada bas ağrısı ve kusma ataklarina gbm ı eklemeli.



Bunları söylerken hasta sayıları ve ülke şartlarında kişi başına düşen doktor sayılarını gözardı ettiğim anlaşılmasın. Tabiki herkes zaman zaman rahat edebilmek için belli şeyleri önemsemiyor.çünkü vakti ve enerjisi buna müsait değil, Bunu da anlayışla karşılıyorum. Ayrıca bazı yerler müstesna olmak üzere uzmanlık eğitimleri ne kadar etkin, o da belirsiz. Ancak yine de bize düşen "burada bir halt olmaz" demek değil, o isin en kolayı. Bize düşen vazife, bundan yıllar yıllar önce ne düşünerek bu mesleği seçtiysek o düşünceye vefasızlık etmeden işimizi yapmak.