unutulmayan lise anıları – Tıbbiyeli Sözlük
Öncelikle anlatacaklarımın hiçbir arkadaşa örnek olmaması dileğiyle Swh

Lise 3’teyim. Bilirsiniz lisenin en güzel dönemlerinin başındadır kendisi; arkadaşlarla iyice samimi olmuşsunuzdur, kemik takımınız oturmuştur, sınav denilen bir stres yoktur ve hormonlarınız maksimal düzeyde gezer swh
İğrenç bir lise hayatı geçiriyorum yalnız; ortamım falan Harika ama okulla hiç aram yol, Notlar yerlerde, devamsızlıklar sınıra dayanmış hatta evime birkaç defa posta yolu ile bilgilendirmeler bile geliyor o kadar kötü bir durumdayım.
Ailem bu duruma dayanamayıp beni dershaneye yazma kararı aldı ve o zamanda bizim memleketin en iyi dershanelerinden birine yazıldım. Yalnız düşünülmemiş bir şey var ki; bunu düşünen tek aile benimki değilmiş, bütün kemik kadro olarak dershaneye yazılmışız Swh
Önceleri her şey çok güzel ilerliyordu, yavaştan derslere falan ısınmaya hatta denemelere falan gitmeye bile başladım. Sonradan dershane müthiş bir karar aldı: kızlar ve erkekler diye sınıfları ayırdı, nedeni malum, hormonlar... Swh
Bu karardan sonra her şey eskisinden de kötü olmaya başladı, düşünsenize bir sınıfta 24 erkeğiz. Swh
Yine bir haftasonu sabahı saat 10 civarında uyanıp dershaneye gidiyorum (sanırım 3.derse). Dershaneye gidip kapıyı çaldım ve içeriye girdim, sınıfta 3 kişi var: 2 tane gruplara dahil olmayan inek arkadaşımız ve hoca. Neyse geçip en arka sıraya oturup çaktırmamaya çalışarak arkadaşı aradım:

+ Lan olm nerdesiniz?
- Olm asıl sen nerdesin lan ? cs’ye geldik. 6-5 kaldık acil gel bla bla net cafeye.
+ Olm dersteyim ben
- Tamam çık gel lan, acil çabuk. Dııt dııııt.
Telefon kapandı.
Cesaretimi toplayıp elimi kaldırdım ve;

- Hocam müsadenizle dersinizden çıkabilir miyim?
+ Çıkamazsın bitlistütünü
- Hocam ama çıkmalıyım
- bitlistütünü sana kapıdan çıkmayı yasaklıyorum amma başka türlü sınıftan çıkarsan söz veriyorum seni yok yazmayacağım. - Dershaneleri bilirsiniz, yoklama alırlar; anında ailenize SMS yoluyla uçururlar, bir öğrencinin en zor durumlarından biri swh-
+ hocam emin misiniz?
- Eminim

Önceden sınıfın penceresinin yan taraftaki berberin çatısına baktığını biliyordum, iki uzun bina arasında kalan küçük bir berber dükkanıydı ve sınıf penceresiyle arasında yaklaşık 1.5 kat kadar bir mesafe vardı. Tekrardan hocaya dönüp:

+hocam emin misiniz?
- Eminim diyorum oğlum.

Hocaya fırsat vermeden fırladım ve penceren aşağıya fırladım. Biraz sert bir yüzüstü düşüş oldu ve zaten çok çabuk kanayan burnumdan kan söktü. Kafamı kaldırıp hocaya baktığımda:

- imdaaat ! Çabuk 112’yi arayın, çocuk düştü.
+ hocam iyiyim ben iyiyiiim, siz beni yok yazmayın yeter hocaaaam, hadi Allah’a emanet

Sonrasında çatının köşesinden berberin arka tarafına inen merdivenden indim ve yarı topallaya topallaya kafeye gittim, tabi kafede bir şok ortamı olsa da son derse kadar Cs oynadık.

Son derse geldiğimizde yine aynı hoca vardı, içeriye doluştuğumuzda adam bana imalı bir bakış attı ve dersten çıktı. Sonrasında İnstagram hesabında bir post gördük; sınıfımız tahtasının 3 pozu ve altında şöyle bir not:

D-114’te ilk defa tahtayı 3 defa ağzına kadar doldurup ders anlattım, bunu gördük ya...

Kötü günlerdi, kötü örneklerdi ama eğlenceliydi, ah deseler aynı şeyleri tekrar yaşayacaksın şimdi her şeyi bırakır tekrardan lise 1’den başlarım...