yaşlılarla diyaloglar

olay bugünkü kayserispor - beşiktaş maçında gerçekleşiyor.
maçın ikinci yarısında; akşam namazını kılıp gelen yaşlı bir amca, daha yerine oturmamış benim yanıma gelerek:

- namazdaydım da. beşiktaş gol mu attı yeğenim?
+ evet dayı. 2-3 dakika önce attılar.
- kim attı peki?
+ ömer şişmanoğlu attı.
- vay or.... çocuğu.

hayatımda hiç böyle ne diyeceğimi bilmeden durduğumu hatırlamıyorum.
baya öküzün trene baktığı gibi baktım amcaya.

güzelim amca baktı ben şok durumuna geçtim, söve söve oturacağı yere gitti.
bende 2-3 dakika hayatı sorgular şekilde koca tribünün ortasında ayakta bekledim.
genellikle genç bireyi sıkan diyaloglardır. ille de diyalog kurmak istiyorum diyenler için bu konuda uzman kişi olarak size en az yarım saat garantili konu başlıklarını yazmak isterim;
- hava durumu ( o an webden bakılıp 3 günlük bölge durumu aktarılabilir. )
-yaşlı bireyin sağlık durumu ve en son ne zaman hastaneye gittiği ( bu konu en az 15 dakikayı yer. durdurmazsanız üç saate kadar yolu var. )
-yaşlı kişinin çocuklarının şimdi nerelerde olduğu.
bu konuyla ilgili ilginç bir anım var. annemin anneannesi ziyarete gitmişiz 5-6 yıl önce, kadın yüz küsur yaşında. çok yaşlı annemi bile zor hatırlıyor. ne yapıyorsun ne ediyorsun faslı bitiyor, annemler de galiba yemek hazırlamak için odadan dışarı çıkıyor. ben ve kardeşim, nineyle odada baş başa kalıyoruz. evet sonra beklenen soru geliyor (bkz:hanginiz büyüksünüz) şeklinde. kardeşim sırıtarak bana bakıyor, ben de ben büyüğüm diyorum. kardeşimin gülüşünden hoşlanmayan ninenin bize söylediğiyle uzun bir süre kendimize gelemiyoruz
"gız siz bana yalan mı söylüyonuz? pantolon giyen şeerli gızlar çok yalan söylerlerimiş."
bu ilginç tespiti gerçekten ikimiz de beklemiyorduk. nur içinde yatsın, birkaç sene önce de vefat etti.
sürprizlerle dolu diyaloglardır.
geçen hafta 80 yaşında sessiz kendi halinde bir kadın hastaya hemodiyaliz kateteri takarken;
+y hanım, şimdi boynunuzu uyuşturacam ve sonrasında hissetmeyeceksiniz.
-acıtırsan yirsin tokatı, ona göre...
gülümseten diyaloglardır.
olay, sürekli gittiğim bir tantunicide gerçekleşiyor. artık gide gele alıştık birbirimize, sohbet muhabbet ediyoruz. bir tane de tonton amca var, siparişimi genellikle o alıyor. soğan mideme dokunduğu için hiç koydurmuyorum ama tantuniye de yakışıyor hani. dedim bir seferlik çılgınlık mı yapsam, soğan, domates, yeşillik hepsi olsun dedim. tonton amca bir üzüldü bir endişelendi, 'yavrum sevgilinden mi ayrıldın?' dedi. onca zaman takip etmiş.

yeme alışkanlıklarımdan yaptığı çıkarımı, üzülmemden duyduğu endişeyi anlayışım takip etti, sonra o benim onu anladığımı anladı, sonra ben onun onu anladığımı anladığını anladım. derken sonsuzda buluşmaya doğru bir gülümseme yayıldı ikimizin de yüzüne. hiç konuşmadık ama. bazen iki insan kalplerini birbirine çok kolay açabiliyor.
küçük tatlı bir dükkanı olan amcadan ihtiyaçlarımı alırken tıp okuduğumu öğrenince gerçekleşen duygulandiran konuşmadır.
amca:vay kızııım tıp mı okuyorsun ben çok üzülüyorum size şimdi sen burdan çıkınca seni düşünüp düşünüp ağlarım ben.biz en ufak bir hastalığımızda hastaneye gidince yoruluyoruz sinirleniyoruz.siz yeri geliyor 24 saat ordan çıkamıyorsunuz bir de insanlar size kötü davranıyor onlarla uğraşıyorsunuz. üniversite okurken zaten yipraniyorsunuz.allah yardımcınız olsun çektiğiniz çileyi çekmek kolay değil.(bunları söylerken sesi titriyordu ve gözleri dolu doluydu)

ben gözlerimin dolmasıyla ve boğazıma yumru oturmasıyla pek bir şey söyleyemeyip sadece teşekkür edebilsem de böyle düşünen halimizden anlayan insanların olması da çok mutlu etti.

içerik kuralları - iletişim