bir erkeğe açılmak – Tıbbiyeli Sözlük
belki de risk nedir sorusunun cevabıdır bir erkeğe açılmak.
az önce rastgele başlıklara bakarken 2018de benim açtığım bi başlığa denk geldim (bkz:hoşlanılan kişiye açılamamak)
yani.. birini sevmek birinden etkilenmek çok zor geliyor artık ama beğendiğim biri olsa artık çat diye açılırım diye düşünüyorum bir kere yaptım bunu hatta kendisi bir abimiz diyim.. tüm olayın bi tarafımda patlaması veya bir tarafıma girmesi sonucu travmatize olmuş olmamın da etkisiyle şöyle bir genelleme kurdum “türk erkeğine açılınmaz abi” erkek arkadaşlarımla konuştuğumda da ısrarla “kimsenin bi tarafını kaldırma sakın açılma erkekler böyledir yazdın olmadı işte” gibi dolduruşlar mı diyim kendi inandıklarını yüzüme kusmaları mı diyim öyle tepkiler aldığımdan bu genellemeye olan inancım köklendi. ama şöyle düşünüyorum sözlük ben açılmaktan çekinmemeliyim ve benimle olacak kişi de sırf kadın açıldı diye karşısındakini değersiz görecek kadar medeniyetsiz veya kendini geliştirememiş biri olmamalı. yani aslında açılmak ve sırf bu yüzden değersizleşme ihtimalim varsa en başından turnusol de olmuş olmuyor mu? ilk ağzım yandığında asla demiştim kimseye açılmam kendime bu eziyeti yapmam. ama şimdi ki ben birini sevme duygusunu tekrar yaşadığı takdirde yine gidip tanışmak isteyecek gibi duruyor.
Öncesinde yoğun soru, sorgu, kaygılar taşıyan sonunda iyi veya kötü oh dedirten durum. Öncesindeki stresli süreç alacağınız olumsuz cevaptan daha can sıkıcıdır çünkü.

Ancak kendi hayatımda açılmak eylemine pek gerek duymuyorum. İki insanın güzel bir enerjisi varsa, birlikte geçen zaman; geceye tatlı yorgunlukla yansıyorsa birkaç basit sözcüğe indirgenmese de olur. Arkadaş gibi değilseniz hissedilir zaten. Bir ilişkide yaşanacak her güzellik zamanla yaşanır. Seni seviyorum zaten ve sen de biliyorsun.
Acaba duyarsa ne der, biz sadece arkadaş mıyız, ya arkadaşlığını da kaybedersem?!
Dile dökmek istediğin bir şeyler varsa bu durumdan, bu ilişkiden, iletişimden memnunsun demektir. Yaz kokusunu duyuyor, kış sessizliğini örtünüyorsundur. Su birikintisi görünce atlarsam ne olur diye düşünmüyorsundur bile. Kalbin Sör'ün dediği gibi portakallanıyordur.

(bkz:portakallanmak)

Bu güzelliklere kaygıyla yaklaşıp büyüsünü bozmayalım.
Leviosaaa değil o. Uçmaz öyle kağıttan kelebekler.
(bkz:aşka uçarsan kanatların yanar)
Burası zözlük yalnız kızlar.. öyle yapalım mı yapmayalım mı hoş mudur nahoş mudur falan fıstık yeri değil.. açıklamanız gerekir.. elinizi taşın altına koyunuz.

bu iş için bir adet erkek’e ihtiyacımız var.. bir adet de size.. erkek sizden yaklaşık üç metre ötede sırtı dönük vaziyette yürürken demin elinizi koyduğunuz taşlardan birini şimdi avucunuza alınız. Bakın bir adet de taş gerekliymiş. Hazır elinizdeyken taşınız, Kafasına doğru atınız erkekİn.. yarılacaktır, kafası. O yarılmış kafasıyla uğraşadururken siz de “adın neee seninn lağğğn? Sen ne güzel oğlanmışsın öyle” diyiniz. Belki yarı baygın, belki bilinçsiz… ayılınca etkilenecektir yani.. arkanızdaki küçük çocuğu( bir adet de küçük çocuk gerekmekte) “o yaptı” şeklinde suçlayınız. Elinden tutarak en yakın acil servise başvurunuz. Gerekirse yardığınızı dikiniz.. size bayılacaktır..
Ama tabii bu tip işler herkesin harcı değildir. Şiddet çözüm de değildir, diyorsanız: taktik 2 de var.. onu da pek tabii kendi tecrübelerime dayanarak geliştirdim.. gözünüze bir erkeki kestirinİz. Ya da o erkeki.. yine aranıza belli bir mesafe koyunuz. İdeali üç dört metredir ama arkadan yaklaşmak zor olacaktır.. lütfen sneaker gibilerinden bi şey giyiniz, yırtmaçlı etekler giyip rüzgarlı havada başınıza iş almayınız.. mesafe ideale yaklaştığında koşmaya başlayınız.. omzuna elinizle sertçe dokununuz(ittirmek, vurmak tercihe bırakılmıştır). Ondan sonrası çocuk oyuncağı.. “elim sendeee, elim sendeee!” Diye bağırarak oradan bir an önce uzaklaşınız. Afallayacaktır. Bu kız şimdi neden elini bana bıraktı da gitti diye düşünecektir. Belki çok sert vurursanız yere bile düşecektir.. bu gizemli kız hareketidir.. hemen açılan gizemsiz kızlardan olmak istemeyen kızlarımıza da bu tekniği öneririm.. yüzünüzü bile görmesine izin vermeden oradan kaçın.. o da cinderella'nın prensi gibi kapı kapı “elini ona bırakan hanfendi"yi arasın.. hadi “ben uçamam, koşamam” diyen güzel kızlarımıza da son bir taktiğim olsun..
Taktik 3: anketörüm sensin.. erkekin her zaman geçtiği yolları bi belleyiniz. Oralara pusu kurunuz.. “ beyefendi pardon birkaç soru sormak istiyoruz ödevimiz var” deyiniz. Duracaktır, diye umuyorum.. durduğu olasılık üstünden ilerleyecek olursak.. “bir vampir olsaydınız ilk kimi ısırmak isterdiniz?” Sorusunu yöneltiniz.. şaşıracaktır, hafiften gülecektir.. “pardon bu sorular ne içindi?” Diyecektir.. “ olası bir apokalips'te afad'ın alması gereken önlemler üstüne çalışıyoruz” şeklinde kıvırınız. E çok da sorgulamayacaktır. Ha şunu da hatırlatmakta fayda görüyorum. Ankete katılmak istemeyen ve kafasını hayır anlamına gelecek şekilde sağa sola sallayan insanlar, ankete zorlanmaz.. o insan sınavdan çıkmış olabilir, o insan sınavda çok su içmiş olabilir. O insan okulda çişini yapamıyor olabilir.. o insanı “ayy ben çok sıkıştım ya” diye kendini açıklamak zorunda bırakmayınız.. sonra da inanmadığınızı gösteren jest ve mimiklerinizi yorgun ve sıkışmış insana göstermeyiniz bi zahmet.. ayrıca bi de zor soru soran öğretmenin çalışmasıysa filan,o insan sınav anında sorularla cebelleşirken aslında öyle çok da sıkışmamış olmasına rağmen anketinize başlatmayınlı küfürlerini işte şimdi beni kaybettiniz diyerek bitirebilir. Neyse burası sadece az bilinen görgü kuralları hatırlatmasıydı.. bir erkeke açılmak sanattır.. ah keşke herkes sanatçı olabilse.. açılıyoruum açılıyoruuum açıldıım, demeyeceksiniz yani.. iş bittikten sonra da her şey bitmiş değildir.. bir gün kötü davranın bir gün iyi.. iyi olduğunuz gün kötü davranan kişinin size büyük düşmanlık besleyen kötü kalpli kardeşiniz olduğunu söyleyin.. zeynep'e meynep.. meynep’ti o deyin. Meynep hep beni kıskanmıştır, kusura kalma kardeş, diye ekleyin. “kardeş nereden çıktı?” Diye sorarsa-ki sorar- biz senlen evlenemeyiz, kardeşmişiz yav biz. saçını kopardıydım geçen gün, bi baktım kardeş çıktık.. diye perperişan edin onu.. meynep'le de kardeş olduğunu idrak ettiğinde hepten kafası karışacaktır. Adını zeynel ya da eynep olarak değiştirise aileye mutlulukla kabul edeceğinizi söyleyin hatta. bu da shakira taktiğidir. Shakira futbolcu eşini davranışlara göre her şeyin mümkün olduğu bir geleceğe hazırlamıştır.. bu taktikleri veren kişi yakin bir zamanda falcı abla tarafından “aurası mükemmel kimse” olarak onurlandırılmıştır. Ayrıca falcı abla öksürük krizine girmiş, az daha boğulacakken; “yüksek enerjili kişilerde böyle oluyorum korkma canım” demiştir. Buradan da ne kadar güvenilir bir kimse olduğumun tescillendiğini İletiyorum canlar.. gerisi size kalmış:)

Önünden geçerken mendil bırakmalı, şemsiye çevirmeli, kıkırdayıp göz kaçırmalı planlarım suya mı düştü; aşkımızın bir öpücükle utanan kamerasının kadrajından önce?!

Daha onu "geç vakit tek başına suya" yollayacaktım oysa.
En sevdiği çiçeğin saksısı kayacaktı elimden.
Hafızasını yitirip gördüğü ilk kadına vurulsun diye değil tabii, La vita e Bella deyip rakip elemek için.
Ah Mariaaa!

Yoluna çizilen oklarla bir güzel yorduktan sonra
Sayfa 51'e takıntılı olduğu üzre vesikalık fotoğrafımı koyup ankesörlü telefonla gizem oluşturmak olmaz mıydı

Dönüp duracaktı o mendille ardım sıra
Hangi vahaya gitse narin ayak izlerimi görecekti cılgada.
Durgun suya düşüp kalmış gözlerime vurulacaktı.

Çok mu su'luydu Zeynep bu açılmak...
Ne vardı sanki aşkımız sıcak sulara yelken açsa
Rus bir sevda çok mu beyaz ve atlı prensten olurdu

Artık büyü diyorsun bana
Ekmeğini salatanın suyuna banma!