Sabır ölçeğidir yeri geldiğinde.
"Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman."
evimin önünde birkaç tane ıhlamur ağacı var. şu sıralar tam çiçeklenip etrafa ben buradayım dediği zamanlar. az önce mesela yağmur yağdı, kokusu toprak kokusuyla karışıp evi doldurdu. çok farklı duygular uyandırıyor insanda. biraz daha beklesinler toplayıp kurutacağım bakalım.
Haziran ayı gibi toplanma zamanı yaklaştığında ağacı etrafa müthiş bir koku yayar (bkz:mutluluk hormonu) Yolda yürürken o kokuyu duymamla refleksif olarak başımı kaldırıp sarı çiçekleri gözümün aradığı çok olmuştur
Bana anneyi hatırlatır, ıhlamur benim sözlüğümde hüzün demek. Bazen o kadar arıyorum ki her derdime ıhlamur kaynattım içelim mi demesini
lökositoz yapması sebebiyle pre-acillik hoş bir içecek - tercihen bal ile tatlandırarak içiniz
ömrün boyunca içebileceğin tek bir çay hakkın var deseler düşünmeden ıhlamuru seçerdim, öyle bir bağ var aramızda.
canım ıhlamur... şu güzelliğe bakınız.
görsel
bana telaffuzu oldukça soft , yumuşak , naif gelen kelime. sanki çayını içtikten sonraki etkisi gibi , kendisini telaffuz etmek de insana bir rahatlama veriyor. eskiden beridir ıhlamur ikram eden kişiler sanki kötülük yapamazmış gibi gelir. (*)