psikiyatri

akıl hastalıklarının önlenmesi, tanısı ve tedavisi alanında çalışmalar sürdürülen bilim dalıdır. yunanca "psyche" (akıl, ruh) ve "iatreia" (tedavi etmek) kelimelerinden köken alır.
noroloji ve farmakoloji ile siki fiki olan ama adinda "ruh" kelimesi gecen talihsiz anabilimdalidir.
bu alan ile ilgilenenlerin bilgilendirmesini umuyorum
bir çok kişi tıp fakültesine psikiyatrist olmayı istediği için gelir. mesela ben
şimdi sorsan o kadar emin değilim ama
babamin 'psikiyatri seçme de ne seçersen seç' dediği branş.
nedense bu branşa çok ilgi duyan da vardır, nedensiz hiç hoşlanmayanı da.
istediğim bölümlerden birisi. ilaç çakıp hastayı yollamalı değil de akademik olursa tadından yenmez.
ayrıca seç de bizi muayene et teyzelerinin favori branşı.
psikolog ile statüsü farklıdır. her ne kadar hastanede çalışsalar bile. sec de bizi muayene et diyen ergenlerin branşı bence.
stefan zweig, "kendi hayatının şiirini yazanlar" da pek çok açıdan birbirinden farklı üç yazarın, casanova, stendhal ve tolstoyun hikâyesini anlatır her yazar hayatın bir evresini temsil eder, aynı perspektiften baktığım zaman cerrahi branşları casanova, dahili branşları stendhal ve psikiyatriyi tolstoyla eşleştirmiştim. bu üç ustanın her biri farklı açılardan kalemin efendileridir, ama içlerinden sadece tolstoy o her şeyin arkasını görebilen en üst noktaya ulaşabilmiştir.
ya çok sevilen ya da nefret edilen bölüm. hastalıkların-hastaların çeşitliliğinden dolayı çok fazla ilginç olay barındırıyor bu nedenle gözlemlediğim kadarıyla dedikodu, aksiyon seven kişilerin hayran olduğu bölüm.
foucault'un bir sözü var, " deli, büyücünün çocuğu değildir ancak psikiyatr engizisyon soyundandır." bugüne değin gittiğim psikiyatristlerin hepsinde bu engizisyon ruhunu gördüm, az veya çok. kafalarında kurguladıkları normlarla uyuşmadığınız zaman infaz ediyorlar. en sevdikleri infaz araçları, yaşama sevincinizi yıkan, günde 12 saat uyutan, entellektüel kapasitenize ket vuran ilaçlar.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim