sözlükçülerin rüyaları – Tıbbiyeli Sözlük
dün gece rüyamda nur sürer’e nur sürer hanımefendi ben doktorum size nasıl yardım edebilirim filan dedim shshs. 5M migros’tayız bunu derken de. Bayramlık ece çikolata alıyoruz filan ne pahalı diyoruz. Sonra ben ona siz maalesef kanser olmuşsunuz ama ben hallederim diyorum. Bir şeyler daha oluyor ama onlar aramızdaki özel meseleler. Böyle işte sabah kalkınca gülüyorum neşeleniyorum iyi ki varlar dediğim rüyalar….
Benim icin gece hikayeleri tadında olandır. acaba bu ne anlama gelir diye düşündürür hep.

Rüyamda tırnaklarımı kestim, sonra biseyle uğraşırken bi baktim sol elimin yüzük parmağındakini kesmemisim. Aaa bunu unutmuşum diyorum, kesmem lazım. Bu rüyayı unutmusum, şimdi elimi yıkarken kesilmis olduğunu görüp, ben bunu unutmamis miydim diye düşününce rüya olduğunu hatırladım.

Bu da böyle bi rüya iste, insanlık icin anlamsız benim icin anlamlı *)

Edit: insan kimi zaman derinlikli bir kitabı, kimi zaman düşündürücü bir filmi, kimi zaman sadece 4 dizelik şiiri, kimi zaman da işte böyle bir rüyayı farklı durumlar üzerine farklı yorumlayabiliyor. Hayat insana birden fazla bakış açısı öğretiyor.
İstanbul'daydım. Uçan bir direk vardı. Daha doğrusu garip beyin yakan bir şeydi galiba direk yerinde sabit kalıyordu ama dünya döndüğü için ben uçuyor gibi oluyordum direğe atladığım için. Birisi seni bu direk beylerbeyi sarayına götürecek dedi. Atladım baya zevkli bir uçuş yaptık. Sonra bir saraya gittim. Toplantı gibi bir şey vardı. Tayip yine Cumhurbaşkanıydı ve toplantıya geldi. Yerde sofralar var önce benim olduğum sofraya oturacaktı sonra beni gördü vazgeçti karşıya oturdu (*) ben de güldüm içimden laf attım dedim biliyor muhabbet açılsa canını sıkacam hırtonun. Ha bir de yolda giderken bir tane mısırlı çocuk mu ne gördüm. Bu yaqeen enstitüsündendi adamlar Tr'de baya aktif olmuşlardı. YouTube'daki o sakallı reis de tr'deydi. Beni de davet ettiler. O sakallı reisi de gördüm galiba bu tayipin de olduğu toplantıyı onlar mı organize etmişti ki bilmiyorum.
Film gibi rüya görüyordum. Bundan sonra kimse beni rüyaların birkaç saniye sürdüğüne inandıramaz. Taha, beheşti, teyze, dede, Ünideki sınıfla tartışma ve kavga, sınıfça gözaltı, bu sırada hem elektrik (bu elektrik nasıl o kadar gerçekçi olabiliyordu anlamadım)hem dayak yemem, tek tek savunmalar, en son benim uzun savunmam ve evet devletinizi de düzeninizi de sevmiyorum ama sevmemek fiil değildir demem, sonra neyse deyip bizi bırakmaları, doğulu arkadaşların yardımcı olmaları, ikbal, yediğim dayakların acısı yüzünden kalkmam ve cidden de çok değişik yatıp sağ tarafımın acıdığını fark etmem. Sadece milletin savunmasını beklerken bile bir iki dakika geçmiştir ne dediklerini bile hatırlıyorum.
Rüyamda yine evden başka bir yerde kalıyorum. Haftasonu iznine eve gidiyorum. İstanbul'dayken eve metrobüsle dönerdim ama bu sefer minibüs ile iniyorum ve iner inmez ne göreyim Kılıçdaroğlu çiğköfteci açmış oraya(*)

Sonra yanına gidiyorum şu an yaşadığım yerden bir yer ismi söylüyor. Sonunda gelebildin gibi bir şeyler diyor. Ben de reis senin çiğköfteci açtığını duymuştum da sınavlardan yeni fırsat bulabildim bak daha eve gitmeden geldim çiğköfte almaya diyorum.

Sonra muhabbet ediyoruz sonra bunun online risale dersi başlıyor(*) açıyor sesi telefonun millete sesli risale okuyor biri daha geliyor onla sırayla okuyorlar bana da okutuyor biraz okuyorum ama hastayım diye sesim çıkmıyor. Azıcık okuduktan sonra siz okuyun diyorum.

Ne alaka ya dedirten bir rüya shsjshsj

tıp fakültesinde bir tane zorbayla kavga ediyordum. Bir kızı korkutup manipülasyon ile kölesi haline getiriyordu. Benle kavgaya başlayınca da çocuğun geçmişini görüyordum zaten normal biri değildi. Nefes borumu sıkıyordu bir parmakla. Ben her zamanki hareketimi yapmış karşıdakinin serçe parmağını kapmıştım kırasıya çeviriyordum ama rüyada normaldeki kadar acımıyordu ya da ben güç veremiyordum o kadar. Normalde o parmak çevrilir çevrilmez mecbur kırılmasın diye her şeylerini geri çekiliyorlar.
Rüya mıydı değil miydi anlamadım ama sanırım dün gece ilk defa bir cini siyah bir gölge şeklinden başka varlık olarak görmüş olabilirim.

Gece uyurken birden kalktım kendimi uyuyor ve karşımda da kısa boylu kambur ve kirli saçı olan bir yaratık gördüm. Belirli bir uzaklıkta durmuştu ve bana bakıyordu. Orda uyuyanın kendim olduğunu fark eder etmez hemen bedenime gidip onu kovmak istedim. Bedenime doğru gidince uyandım. İhlas, Felak, nas okuyup elimi vücuduma sürdüm.

Eskiden peygamberimiz gece yatmadan niye böyle yapardı acaba yav diyordum hiç hikmetini göremiyor dolayısıyla da yapmıyordum. Şimdi anladım(*)

Bir şeyler öğrendikçe ve bir şeyler gördükçe hadislerin ne kadar önemli olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.
Halı saha maçındayız. Ama büyük bir saha bir de profesyonel oynuyoruz gibi. Karşı takımda tanıdıklar da var. Ciğersizcesine koşuyor takımı taşıyorum. Son dakikalar, beraberlik hüküm sürüyor. Oyun kuruyorum ama bizimkiler topu kaybediyor. Saha çook büyük. İki kişi ve ben tek arkalarından koşuyorum. zaten ben kesin alırım diye düşünüp eski arkadaşım olan biri kolumdan tutup faul yapıyor. Ben bilerek kendimi yere atıyorum. Çünkü diğeri de aynı zamanda gol atıyor. Golü saymıyoruz. Ben yine faulü başlıyorum. Bir koşu bir çalım bir paslaşmalar en sondaki siyahi forvet hattına topu götürüyorum. Sol köşeden başlattığımız paslaşma havadan devam ediyor ve sanat gibi gol atıyoruz maç bitiyor.

Maç bitince elimde telefon anı olsun diye siyahi reislerle foto çekiyorum. Video vb çekiyorum.

-top oynarken hep aklımdan yapmaya çalıştıklarım ile gerçekte olan çok farklı olurdu ilk defa rüyada her istediğimi tam yapabiliyordum-
--------
Dün gece okyanus kıyısında kızlarla yüzüyoruz rüyamda. Beton bi kısım var orada da boyum kadar atlas filan dizili plaj terlikleri güneş kremleri ve havluların yanında. Neyse tam kıyıya çıktığımda dev mancınık gibi bir şeyden neredeyse bir ev büyüklüğünde yuvarlak bir cisim fırlatıyorlar bütün su sıçrıyor dışarı.. insanlar ölüyor bağırış çağırış kan kıyamet.. o arada atlaslar ıslandı diye geri dönmeye çalışıyorum.. gram da abartım yok aynen bu şekil bir rüya.. sonra anons geçiliyor x ülkesi deney yapıyormuş da cartmış da curtmuş da.. alarm veriliyor. Cidden pes artık iliğimiz kurudu..
Bir yerdeyim masalarda çok ciddi bir şekilde eyalet sistemi tartışılıyor. Sonra bir yere gidiyoruz. Yerlerde dehşetli yılanımsı ama çok yer kaplayan bir hayvan var ama insanlar onun nasıl zehirli nasıl tehlikeli olduğunu bilmiyor. Ben görünce elime bir baston gibi bir şey alıp kafasına kafasına vuruyorum. Millet bu zehirli mi deyince evet vurun kafasına diyorum. Sonra iyice baygınlaştığından emin olunca bir delik açıyorum kan boşalmaya başlıyor. içindeki hava da kanla çıkınca birden bizim olduğumuz yerin tersi tarafına bir akıntı onu denizin en derinlerine götürüyor. O suyun içinde biz sabit kalıyoruz ama onun havası çıkar çıkmaz müthiş bir süratla gözden kayboluyor.