yalnızlar kulübü

etrafında arkadaşları olsa da kendini anlayan kimsenin olmayan kişilerin oluşturduğu kulüp.sıkıntılarını, acılarını içinde yaşayanlardır.
yalnızlığımın arka bahçesindeki paslanmış salıncaktan bildiriyorum.eyyyyy sevgili sözlük.yalnızım ama öyle kolay anlatılabilecek bi yalnızlık değil.gün içinde kullandığın cümle sayısı bi elin parmaklarını geçmeyecek türden.mutsuzluğunu,hayal kırıklığını,üzüntüsünü paylaşamayacak kadar. (evet olumlu bi şey yok ne yazık ki) okul-ev arasında mekik dokumakla geçen günler. akşamları bi kaç bölüm friends,bi kaç yaprak roman günün en mutlu anları belki de.maskelerim var sözlük dışarı çıkmadan önce taktığım,arkasına gizlendiğim,yalnız ve asil bi beyfendiyi oynadığım.avutuyorum böylece kendimi ya da ben oyle sanıyorum.he bi de çoook "sosyal" medyamız var.herkesin mutluluktan kusacak kadar neşeli olduğu,etkinlikten etkinliğe koştuğu,likeların,smileylerin havalarda uçuştuğu.yahu ciddi değilsiniz di mi,hayır küçükken mutluluk kazanına filan mı düştünüz? tiksiniyorum ulan sizlerden sevgi pıtırcıkları.
bugünlerde bir şarkı listem var, sürekli onları dinliyorum. enerjik bir şarkı olsa bile dinlediğim şarkı o listenin dışındaysa enerjim düşüyor. ayrıca yarı yarıya da kullandığım sözcük sayısı düştü. -çeşidi değil sayısı- beni anlayacak bir kişinin bile olmadığı hissi çöküyor harbiden, sonra diyorum çok sevdiğim bu şehirde günlerim böyle mi geçecekti? bunun için miydi bütün çabalar? dersime giren dünya çapında hocalardan başka bir güzel yönü yok hayatımın. hatta düşününce o kadar daralmışım ki "uyku, yemek, ders, sözlük, arada bir de masa tenisi" sözcükleri şu anki hayatımı özetliyor. birisi var ki sadece onu görünce heyecanlanıyorum, onun dışında herkes teker teker benden soğuyor. belki o da. sahi yahu milletin işi gücü mü yok, niye benle arkadaşlık kursun ki?
(bkz: fak sosayidi)
dubtrack'te tek başına yayın yaptıran kulüp.

içerik kuralları - iletişim