Kalbimi yerinden söktün

Hançerleyip hapsettin

Esaretin tadı dilimde

Cesaretim bilmem nerde

Beni lüzumsuz yere beklettin

Bırakır gider miyim sence

Aynaları yumruklarken ilk defa aşk bir işkence

Bugün seni öldürsem mi?

Cesedine tükürsem mi?

Kargaları gözlerinle beslesem mi?

Ya da vazgeçip yalnız üzülsem mi?

Kalbimi yerinden söktün

Hançerleyip hapsettin

Esaretin tadı dilimde

Cesaretim bilmem nerde

Beni lüzumsuz yere beklettin

Çeker gider miyim sence

Aynaları yumruklarken ilk defa aşk bir işkence

Yer yarılsa dibine düşse

Gök kararsa yüzünü örtse

Şeytan görsün

Son sözün ne

Hadi her neyse

Bugün seni öldürsem mi?

Cesedine tükürsem mi?

Kargaları gözlerinle beslesem mi?

Bugün seni öldürsem mi?

Cesedine tükürsem mi?

Kargaları gözlerinle beslesem mi?

Ya da vazgeçip yalnız üzülsem mi?

Affetsem mi?

Affetsem mi?



özlem tekin'in biraz psikopat biraz da ilginç şarkısı.

[https://youtu.be/1sUsHc_l3Nw ~ şarkı] buradadır aga dinleyiniz.
bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi.

Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba 'insan' denince hatırlanıyor muyuz?



(bkz:posta kutusundaki mızıka)