ülkemizin tıbbî bilimlerde yüz akı kurumlarının ortak adı. bunlardan her yerde olmalıdır. geçenlerde bandırma üniversitesi tıp fakültesi açıldı örneğin. yetmez. perifer'in hakkını en iyi veren yerlerden olan tıbbın ünlü çemişgezek'ine de tıp fakültesi açılmalıdır.
çemişgezek tıp fakültesi de istiyoruz. bunların hiçbirinin bir hacettepe'den, çapa'dan, cerrahpaşa'dan farkı yoktur. çünkü her şey öğrenciye bağlıdır. bir hacettepeli ile bir bandırmalı, çemişgezekli arasında ne farkı olacak ki? elin hastası diplomana değil, ettiğin muayeneye verdiğin tedâviye bakar. meselâ jellinek's sign'ı bandırma'da çemişgezek'te dâhi öğrenebilirsiniz. bence öğretirler yâni. öğretmediler mi? sıkıntı yok. hiç duymadığınız şeyi onu hiç duymadan vahiy yoluyla öğrenebilirsiniz. ya da bandırma'da bir genel cerrâhî stajında alanının en iyisi olan çok deneyimli cerrâh hocalarınızın yanında rahatlıkla bir whipple procedure izleyebilirsiniz. dâhiliye'de endokrindeki hastalara da zâten her köşe başında inferior petrosal sinus sampling yapılıyor. eeey dereceliler istanbullular ankaralılar geçiniz bunları hepinizin derdi etiket. siz bandırmalı olacak kardeşlerim, yataklı servislerinizde bir mucopolysaccharidosis hastasının tanı ve yönetimini deneyimli, aynı hastalığı defâlarca görmüş profesörlerinizden en detaylarına kadar tâkip imkânı bulacaksınız. kliniklerinizde istanbul'dan ankara'dan size gönderilmiş, taaa istanbullardan ankaralardan bandırma'ya gelmiş çok değişik hastalar görürseniz şaşmayın. aslında fark yok zevkine geliyorlar. hadi yine iyisiniz, kliniklerinizde istanbul'da, ankara'da bile rastlanmayacak ölçüde hasta bolluğu ve çeşitliliği karşısında hayrete düşeceksiniz. sağınıza dönseniz von Recklinghausen, solunuza dönseniz Gaucher. ha hacettepe istanbul ha bandırma çemişgezek yâni ne fark eder. patoloji departmanına girdiniz, o da ne! mesleğinde 25 yılı devirmiş patoloji profesörü hocanızın elinde frontal craniotomy ile eksize edilmiş gliosarcoma var! siz de bandırma'nın parlayan yıldızı olarak hocam bu tümörü glioblastoma'dan immunohistochemistry ile ayırırken gfap mi kullanıyoruz diyerek neden bandırmalı bir tıp öğrencisi olmanın diğer fakültelerden farklı olmadığını cümle âleme kanıtlıyorsunuz. yetmedi! bandırma'da alevlenen beyin cerrâhî aşkınızın, bizzat göreceğiniz çok çeşitli operasyonlar, gamma knife technology ve deep brain stimulation ile tavan yapacağına emin olabilirsiniz.
tus'a pek değinmeye gerek yok. global standartlarda güncel tıp eğitimini ve tümüyle bunlara oryante olarak hazırlanmak sûretiyle kontenti sürekli değişmekte olan tus çalışmalarını, elbette bandırma'da da tâkip edebileceksiniz. çemişgezek'te de olur. her şey, en başta dediğimiz gibi, kendini geliştirmekte. tus'ta ilk 100'ü 500'ü kontenjanları büyük oranda istanbul ankaralı izmirli vsler parsellemiş olabilir. bu herhangi bir şeyin göstergesi değil bence. şu an hatırlayamadığım bir târihte buraların dışından bir yerlerden bir tâne birinci çıkmış aç bak. eee noldu şimdi? kalırsın öyle. demekki bir fark yokmuş.
özetle, mesele periferde olup olmamak değil kardeşim, zerre fark yok. bak meselâ periferdeki öğrencinin her yerde deneyimli hocalarıyla whipple procedure izleme imkânı var ama gidip de izlemezse istanbul'daki ankara'dakiyle aynı durumda. çaktın mı olayı? kendini geliştir yâni. bir daha karşımda ankara istanbul diye ötmeyin. ha ben derece yaptım ankara'da tıp yazdım çaktırmayın ama şimdiki aklım olsa bir an tereddüt etmem bandırma yazarım. bandırma'nın çemişgezek'in bir farkı yok onlardan yâni. ha ankara ha bandırma fark etmez. çünkü perifer tıp fakültesi başlığında aneliz kasan periferde atom parçalamış aynştaynlar bunun böyle olduğunu tarafıma bildirmiş durumdalar. onlar sâyesinde hak yolu buldum.
ben de bir gazili olarak zekî ve çalışkan tıbbîyeli adaylarını perifer tıp fakültesi'ne kaydolmaya dâvet ediyorum.
çemişgezek tıp fakültesi de istiyoruz. bunların hiçbirinin bir hacettepe'den, çapa'dan, cerrahpaşa'dan farkı yoktur. çünkü her şey öğrenciye bağlıdır. bir hacettepeli ile bir bandırmalı, çemişgezekli arasında ne farkı olacak ki? elin hastası diplomana değil, ettiğin muayeneye verdiğin tedâviye bakar. meselâ jellinek's sign'ı bandırma'da çemişgezek'te dâhi öğrenebilirsiniz. bence öğretirler yâni. öğretmediler mi? sıkıntı yok. hiç duymadığınız şeyi onu hiç duymadan vahiy yoluyla öğrenebilirsiniz. ya da bandırma'da bir genel cerrâhî stajında alanının en iyisi olan çok deneyimli cerrâh hocalarınızın yanında rahatlıkla bir whipple procedure izleyebilirsiniz. dâhiliye'de endokrindeki hastalara da zâten her köşe başında inferior petrosal sinus sampling yapılıyor. eeey dereceliler istanbullular ankaralılar geçiniz bunları hepinizin derdi etiket. siz bandırmalı olacak kardeşlerim, yataklı servislerinizde bir mucopolysaccharidosis hastasının tanı ve yönetimini deneyimli, aynı hastalığı defâlarca görmüş profesörlerinizden en detaylarına kadar tâkip imkânı bulacaksınız. kliniklerinizde istanbul'dan ankara'dan size gönderilmiş, taaa istanbullardan ankaralardan bandırma'ya gelmiş çok değişik hastalar görürseniz şaşmayın. aslında fark yok zevkine geliyorlar. hadi yine iyisiniz, kliniklerinizde istanbul'da, ankara'da bile rastlanmayacak ölçüde hasta bolluğu ve çeşitliliği karşısında hayrete düşeceksiniz. sağınıza dönseniz von Recklinghausen, solunuza dönseniz Gaucher. ha hacettepe istanbul ha bandırma çemişgezek yâni ne fark eder. patoloji departmanına girdiniz, o da ne! mesleğinde 25 yılı devirmiş patoloji profesörü hocanızın elinde frontal craniotomy ile eksize edilmiş gliosarcoma var! siz de bandırma'nın parlayan yıldızı olarak hocam bu tümörü glioblastoma'dan immunohistochemistry ile ayırırken gfap mi kullanıyoruz diyerek neden bandırmalı bir tıp öğrencisi olmanın diğer fakültelerden farklı olmadığını cümle âleme kanıtlıyorsunuz. yetmedi! bandırma'da alevlenen beyin cerrâhî aşkınızın, bizzat göreceğiniz çok çeşitli operasyonlar, gamma knife technology ve deep brain stimulation ile tavan yapacağına emin olabilirsiniz.
tus'a pek değinmeye gerek yok. global standartlarda güncel tıp eğitimini ve tümüyle bunlara oryante olarak hazırlanmak sûretiyle kontenti sürekli değişmekte olan tus çalışmalarını, elbette bandırma'da da tâkip edebileceksiniz. çemişgezek'te de olur. her şey, en başta dediğimiz gibi, kendini geliştirmekte. tus'ta ilk 100'ü 500'ü kontenjanları büyük oranda istanbul ankaralı izmirli vsler parsellemiş olabilir. bu herhangi bir şeyin göstergesi değil bence. şu an hatırlayamadığım bir târihte buraların dışından bir yerlerden bir tâne birinci çıkmış aç bak. eee noldu şimdi? kalırsın öyle. demekki bir fark yokmuş.
özetle, mesele periferde olup olmamak değil kardeşim, zerre fark yok. bak meselâ periferdeki öğrencinin her yerde deneyimli hocalarıyla whipple procedure izleme imkânı var ama gidip de izlemezse istanbul'daki ankara'dakiyle aynı durumda. çaktın mı olayı? kendini geliştir yâni. bir daha karşımda ankara istanbul diye ötmeyin. ha ben derece yaptım ankara'da tıp yazdım çaktırmayın ama şimdiki aklım olsa bir an tereddüt etmem bandırma yazarım. bandırma'nın çemişgezek'in bir farkı yok onlardan yâni. ha ankara ha bandırma fark etmez. çünkü perifer tıp fakültesi başlığında aneliz kasan periferde atom parçalamış aynştaynlar bunun böyle olduğunu tarafıma bildirmiş durumdalar. onlar sâyesinde hak yolu buldum.
ben de bir gazili olarak zekî ve çalışkan tıbbîyeli adaylarını perifer tıp fakültesi'ne kaydolmaya dâvet ediyorum.