pratisyenlik

"he who studies medicine without books sails an uncharted sea, but he who studies medicine without patients does not go to sea at all." - william osler

yıllar öncesinde tam olarak neyi kastettiğini bilmesek bile manası itibariyle, çoğumuzun tıbbı bir meslek olarak seçmesinin nedeni olan bu ünvan, hayatta aceleci davranmak gerektiğini sonradan idrak etmekle midir bilinmez, bypass edilmesi gereken boş bir dönem olarak kazındı hafızalara. ben de mezun olmadan önce bu sürecin hiç yaşanmadan uzmanlık yapılması taraftarı birisiydim. çeşitli nedenlerden ötürü sınavlara girmedim ve uzmanlık maceramı ertelemek zorunda kaldım. ancak pratisyenlikte yıllarımı harcamamış biri olmakla birlikte, mezun olacak ya da tıbba yeni girmiş arkadaşlara şimdiden şunu söylemek isterim: sevgili meslektaşlarım pratisyenlik yapın. pratisyen kalın demiyorum ama uzmanlık öncesi pratisyenlik tecrübesi -eğer idealist bir hekim adayı iseniz- elzemdir.

şöyle ki;

1- uzmanlık ertelenmesi mümkün olandır, pratisyenlik değildir.
2-uzmanlık sizi ister istemez daha dar bir kalıba sokacaktır, bu kalıba girmeden önce eski genel bilgilerinizi konsantre edebilmeniz gerekir ki sonradan tekrar edemeyeceğiniz bu bilgileri daha az unutasınız. pratisyenlik kadar buna uygun başka bir dönem yoktur.
3-yıllarca öğrenci, stajyer ve intörn olarak kendi başınıza karar alamadığınız, birilerine bir şeyler danışma ihtiyacında olduğunuz günleri, daha az da olsa asistanlığınız sırasında da yaşayacaksınız. önceki dönemler gibi asistanlık dönemi de hekim olarak pratik yeterliliğinizi size ister istemez sorgulatacak. oysa pratisyen iken herşeyin sorumluluğu size kalmış olacağından kararı en son siz vereceksiniz. bu sorumluluk bir yandan sizi biraz zorlarken sonrasında rahatlatacak. özgüveniniz artacak.
4- genel tıp nosyonu kazanacaksınız. bütüncül bakmak ayırıcı tanılarınızı geliştirecek. ekg, direkt grafi, bt yorumlama kabiliyetiniz artacak.

tıp her daim öğrenmekle uygulanabilir bir sanattır. ancak sadece öğrenmek sizi bunu uygulamaya yetkin kılmaz. pratik yapmanız gerekir. pratik sahada yapılır, okumak yalnız ışık tutar.

alıntıdaki cümleyle bitirelim : "kitaplar olmadan tıp öğrenen kimse keşfedilmemiş denizlere yelken açmış demektir. ancak hastalar olmadan tıp öğrenen ise o denize hiç girmemiş demektir."
#954 numaralı entryde bahsedilenler, eğer pratisyenliği acil serviste yapıyorsanız sonuna kadar katılınacak tespitler içermekle birlikte. tsm hekimi iseniz bu kazanımlarla uzaktan yakından alakanız olmayacaktır.
ama yine de bir süre yapılmalıdır. çünkü intörnken ezilen bünye biraz gerçek doktor saygısını görüp kendine gelmelidir. memurlar, çalışanlar, hocam hocam nidalarıyla daha dün mezun olmuş, önceki gün rt yapıp gaitalı parmakla asistan peşinde koşmuş şahsınızı diriltecektir. ki bundan sonraki süreçte çömez asistan olan birey yine ezilecektir.
tsm hekimi iseniz, intörnlük yorgunluğu ve asistanlık yorgunluğu arasında pratisyenlik müthiş bir dinlenme fırsatıdır. tabii adli nöbetleriniz fazla olmuyorsa. yıllar sonra elinize para geçmiştir. tus bitmiştir, çalışmak sınavlar stresler bitmiştir. sonuç olarak yapılmalıdır

içerik kuralları - iletişim