the painted veil

(bkz: duvak)
bu kadar durağan sessiz bir filmi nasıl heyecanla izledik nasıl hem sonuna kadar sıkılmayıp hem de beğendik biz de anlamadık ama güzel film olmuş.
bi kere `edward norton` var. belki de ondan beğendim diyecegim ama filmin geçtiği o uzak doğu coğrafyası , o hastalıktan kırılan halkı yansıtma biçimleri , rahibeler hakkında geçen küçük diyalog bile ses ve ışığın da bu kadar etkin kullanılmasıyla (öyle tahmin ediyorum) acayip gerçekçi bir film ortaya çıkartmış. hani hayatı da bazen ne kadar durağan ve sessiz olsa da yaşıyoruz ya öyle bir gerçeklik.
bir de sadece slaytlarda göreceğimi sandığım kolera hastalarına özel yatakları burada da gördüm.insan gerçekten hayret ediyor. gülücük

içerik kuralları - iletişim