İdealist olmak, bence en başta azim ve hayal gücü birlikteliğine sahip olmaktır. Azim her ne kadar ilk basamağı teşkil etse de hayal gücünün asla ayrı durmadığını düşünürüm. Çünkü azmi zinde tutan şey bir yerde hayallerdir.
Tıp öğrencilerinin hangi amaçla tıp okuduğunun araştırılması neticesinde, eğer "maddi kaygılar ve rahat yaşam isteği" yüzde olarak ekseriyet taşırsa; tıp fakültesi öğrencilerinin çoğunlukla idealist olmadığı gerçeği düşünülebilir. (Gerçi bu amaç da bir çeşit idealistlik sayılabilir. Ancak bizim anladigimiz müspet manaya uymadığından idealist değildir diyorum.)
Ancak bu tartışma bir yana, şöyle bir problem var: İdealistlik her şart altında başarmak mıdır, yoksa uygun şartlar varolduğu takdirde başarıya ulaşma çabası mıdır?
iki doktor adayı olduğumuzu farzedelim. Birimiz ABD birimiz Türkiye'de okuyoruz. Aynı mevkiye ulaştığımız düşünülürse, Bulunduğumuz mevkiye gelmek için harcadığımız emek ve çaba ikimizin de ayrı ayrı idealist olduğunu gösterir mi? Bence evet. Ancak -bireysel problemler eş geçilirse- ikimizin de aynı yolu yürüdüğümüzü söyleyebilir miyiz? Bence hayır.
Her doktorun bir parça idealist olması gerektiğini düşünüyorum. Burası doğru. Çünkü sadece Mevki, uzmanlik, akademsiyenlik elde etmek için değil; uğraşılan kutsal meslek gereği her doktorun kendi mesleğini icra edebilme adına idealist ve bundan daha önemlisi vicdan sahibi olması gerekiyor. Salt isteği Kolay para kazanmak ya da rahat yasamak olanın da insan hayatına dokunduğunun bilincinde olması önem arz ediyor.
Diğer taraftan idealist olan kişi sayısı toplumda her zaman az orandadır. Bu yüzden önemli olan idealist insanları fikren öldürmemek ve Neşet edebileceği bir ortam sunabilmektir. Yürüdüğünüz yol sizi bir an önce istediğiniz hedefe ulaştırmasa da; tali yollardan ayrılmış, dümdüz bir otoban olması gerektiği de muhakkak. Bu tali yollar, çukurlar sizin maddi gücünüz, aile ilişkileriniz ve sosyal durumunuz dahil pek çok şeyle irtibatlı.
Diyeceğim o ki eğer idealist bir insansanız bu ülkede buna tutunmak bazen insanüstü bir emek harcamak manasına geliyor. Size hayal gücü verebilecek insanlarla beraber olun. Mesleğinize ve idealinize sımsıkı tutunurken bir gün kopma noktasına geldiğinizde sizi tekrar bağlayacak hobileriniz, ilişkileriniz, farklılıklarınız olsun.
Elit olun. Elit olmak için idealist olun. Fildişi kulede yaşayıp insanları hor görmek için değil, okumuş bir insan olarak girdiğiniz düşünce girdaplarından boğulmadan kurtulabilmek ve üretebilmek için...
Tıp öğrencilerinin hangi amaçla tıp okuduğunun araştırılması neticesinde, eğer "maddi kaygılar ve rahat yaşam isteği" yüzde olarak ekseriyet taşırsa; tıp fakültesi öğrencilerinin çoğunlukla idealist olmadığı gerçeği düşünülebilir. (Gerçi bu amaç da bir çeşit idealistlik sayılabilir. Ancak bizim anladigimiz müspet manaya uymadığından idealist değildir diyorum.)
Ancak bu tartışma bir yana, şöyle bir problem var: İdealistlik her şart altında başarmak mıdır, yoksa uygun şartlar varolduğu takdirde başarıya ulaşma çabası mıdır?
iki doktor adayı olduğumuzu farzedelim. Birimiz ABD birimiz Türkiye'de okuyoruz. Aynı mevkiye ulaştığımız düşünülürse, Bulunduğumuz mevkiye gelmek için harcadığımız emek ve çaba ikimizin de ayrı ayrı idealist olduğunu gösterir mi? Bence evet. Ancak -bireysel problemler eş geçilirse- ikimizin de aynı yolu yürüdüğümüzü söyleyebilir miyiz? Bence hayır.
Her doktorun bir parça idealist olması gerektiğini düşünüyorum. Burası doğru. Çünkü sadece Mevki, uzmanlik, akademsiyenlik elde etmek için değil; uğraşılan kutsal meslek gereği her doktorun kendi mesleğini icra edebilme adına idealist ve bundan daha önemlisi vicdan sahibi olması gerekiyor. Salt isteği Kolay para kazanmak ya da rahat yasamak olanın da insan hayatına dokunduğunun bilincinde olması önem arz ediyor.
Diğer taraftan idealist olan kişi sayısı toplumda her zaman az orandadır. Bu yüzden önemli olan idealist insanları fikren öldürmemek ve Neşet edebileceği bir ortam sunabilmektir. Yürüdüğünüz yol sizi bir an önce istediğiniz hedefe ulaştırmasa da; tali yollardan ayrılmış, dümdüz bir otoban olması gerektiği de muhakkak. Bu tali yollar, çukurlar sizin maddi gücünüz, aile ilişkileriniz ve sosyal durumunuz dahil pek çok şeyle irtibatlı.
Diyeceğim o ki eğer idealist bir insansanız bu ülkede buna tutunmak bazen insanüstü bir emek harcamak manasına geliyor. Size hayal gücü verebilecek insanlarla beraber olun. Mesleğinize ve idealinize sımsıkı tutunurken bir gün kopma noktasına geldiğinizde sizi tekrar bağlayacak hobileriniz, ilişkileriniz, farklılıklarınız olsun.
Elit olun. Elit olmak için idealist olun. Fildişi kulede yaşayıp insanları hor görmek için değil, okumuş bir insan olarak girdiğiniz düşünce girdaplarından boğulmadan kurtulabilmek ve üretebilmek için...