etrafıma baktığımda fark ettiğim bir durumdur. neden sorusunu sordurur. aslında böyle güzel bir mesleği aşkla yapacak insanlar olması gerektiğini düşünürsünüz ama çoğu insan mesleğinı aşkla yapmayı düşlemek yerine en kolay şekilde en çok parayı düşlemektedir. üzülürsünüz.
Hele yanlışlıkla bir acile atansınlar sabahlara kadar hem kendine hem mesleğine küfür ede ede volta atacaklar sinirden stresten. Para için yapılacak iş değil bu çünkü.
On iki sene çılgınlar gibi çalıştıktan sonra beklediklerini bulamadıkları bir ortamda bulunmalarından mütevellit olabilirler.
Bu bir sıkılma halidir ama idealizme etki etmemesi beklenir.bu sıkılma hâli ile ileride hiçbir şeyi değiştirmek istemiyorum algısının karıştırılmaması gerekir.
(bkz:hani üniversitede kızlar teklif ediyodu lan)
Bu bir sıkılma halidir ama idealizme etki etmemesi beklenir.bu sıkılma hâli ile ileride hiçbir şeyi değiştirmek istemiyorum algısının karıştırılmaması gerekir.
(bkz:hani üniversitede kızlar teklif ediyodu lan)
Tercih yaparken nasil bir meslek sectigini degilde Turkiye ortalamasina gore yuksek maas ve itibar icin normaldir ...
-kanka tıp yazıcam ben doktorlar paranın a..na koyuyomuş
-tıp yaz oğlum ya garanti meslek, mezun olur olmaz işin hazır
Henüz 17sindeki gençlerin, neyin ne olduğunu bilmeden tıp fakültesine geldiğini düşününce aslında gayet olağan bir durumdur. Tabi bunun yanında o idealistliği okurken kazanan da vardır, başından beri idealist olan da, idealistliğini kaybeden de. Fakat bunlar azınlık durumundadır tabi ki.
-tıp yaz oğlum ya garanti meslek, mezun olur olmaz işin hazır
Henüz 17sindeki gençlerin, neyin ne olduğunu bilmeden tıp fakültesine geldiğini düşününce aslında gayet olağan bir durumdur. Tabi bunun yanında o idealistliği okurken kazanan da vardır, başından beri idealist olan da, idealistliğini kaybeden de. Fakat bunlar azınlık durumundadır tabi ki.
Nedir idealist olmak? Mesleğini bir iş olarak değil yaşamın anlamı olarak görmek mi? Geceni gündüzünü bu yolda tüketmek mi? Buysa bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar idealist doktor olabilir.
İdealist olmadığı için kimseye gücenme hakkımız yok. ama ilkeli, dürüst, ahlaklı olmak, işte bunlar olmazsa olmazdır.
Edit: genelleme yapmayın demek yeni moda heralde. gözünüzü seveyim, tusta en çok rağbet gören bölümleri de mi görmüyorsunuz?
İdealist olmadığı için kimseye gücenme hakkımız yok. ama ilkeli, dürüst, ahlaklı olmak, işte bunlar olmazsa olmazdır.
Edit: genelleme yapmayın demek yeni moda heralde. gözünüzü seveyim, tusta en çok rağbet gören bölümleri de mi görmüyorsunuz?
Yine birisi çevresindeki 3-5 kişiden yola çıkarak koskoca bir camia hakkında genellemede bulunmuş, bulunmasın ne gerek var ki kendin için söyle ben idealist değilim de.
Niye bu yanına yandaş arama çabası 'ben değilsem diğer meslektaşlarım da olmasın' düşüncesi?
Olur ya Arkadaş büyük çaplı bir araştırma yapmıştır amenna kusura bakmasın.
Edit: genelleme yapanları eleştirmek yeni modaymış takdir ettim doğrusu.
Tusta tercih edilen bölümle idealist olmanın ne alakası var belki adamın idealleri iyi bir uzman doktor olmakla sınırlı.
Herkes senin gibi en uç noktayı mı hedef koyuyor sanıyorsun, belki tıpı ideallerine ulaşmak için bir araç olarak kullanıyor.
Niye bu yanına yandaş arama çabası 'ben değilsem diğer meslektaşlarım da olmasın' düşüncesi?
Olur ya Arkadaş büyük çaplı bir araştırma yapmıştır amenna kusura bakmasın.
Edit: genelleme yapanları eleştirmek yeni modaymış takdir ettim doğrusu.
Tusta tercih edilen bölümle idealist olmanın ne alakası var belki adamın idealleri iyi bir uzman doktor olmakla sınırlı.
Herkes senin gibi en uç noktayı mı hedef koyuyor sanıyorsun, belki tıpı ideallerine ulaşmak için bir araç olarak kullanıyor.
her 19 erkek tıpçıdan 18,5nin İdeali para-karı-karizma olduğu için erkekler için geçersiz önerme
Anadoluda idealist olan var mıydı??
türkiye de yaşıyoruz. Herkesin amacı devlete kağpağı atıp ortalama ama sabit bir gelirle emekli olmak.
Bu arada bir evlilik. Ortalama altı bir araba. Bir kaç çocuk. Bazı yıllar ülke içinde tatil ama çoğu zaman yazları köye gitmek.
Standart bir anadolu insanının hayatı bu...
Bu insandan çıkacak çocuk tıp kazanmış... yeter..
Neyin idealistliği..
Tabi ki insanların insan olarak yaşayabildiği, yani aç kalma korkusunun olmadığı, standart düzeyde her insanın eğlenebildiği ve tatil yapabildiği, bir çok teknolojik aletin lüks olmadığı, kışın insanların yakacak hesabını daha az yapıp ısınabildikleri, faturaları daha rahat ödeyebildikleri bir ortam olsa, sadece isteyen tıp yazsa , isteyen mühendislik, fizik, kimya , biyoloji yazsa anadolu insanı da idealist olur.
Ekonomik bir güç için ham potansiyele sahip bu coğrafya insanı devlete kapağı atma amacı ile yaşadıkça, her şeyi yukarıdaki bir yaratıcıdan bekledikçe somut bir sonuca varamaz.
türkiye de yaşıyoruz. Herkesin amacı devlete kağpağı atıp ortalama ama sabit bir gelirle emekli olmak.
Bu arada bir evlilik. Ortalama altı bir araba. Bir kaç çocuk. Bazı yıllar ülke içinde tatil ama çoğu zaman yazları köye gitmek.
Standart bir anadolu insanının hayatı bu...
Bu insandan çıkacak çocuk tıp kazanmış... yeter..
Neyin idealistliği..
Tabi ki insanların insan olarak yaşayabildiği, yani aç kalma korkusunun olmadığı, standart düzeyde her insanın eğlenebildiği ve tatil yapabildiği, bir çok teknolojik aletin lüks olmadığı, kışın insanların yakacak hesabını daha az yapıp ısınabildikleri, faturaları daha rahat ödeyebildikleri bir ortam olsa, sadece isteyen tıp yazsa , isteyen mühendislik, fizik, kimya , biyoloji yazsa anadolu insanı da idealist olur.
Ekonomik bir güç için ham potansiyele sahip bu coğrafya insanı devlete kapağı atma amacı ile yaşadıkça, her şeyi yukarıdaki bir yaratıcıdan bekledikçe somut bir sonuca varamaz.
ülkemde çok yanlış anlaşılıyor idealistlik kavramı. idealist sadece meslekte ilerlemek demek midir? bir hekimin idealleri sadece tıptan ibaret olmamalı. bir hekimin en büyük ideallerinden biri birden fazla enstrüman çalmak olabilir, bir roman yazmak da, dünyayı dolaşmak da. bana göre idealistlik asla ama asla 'mesleğinde kıdemlenme' ile alakalı bir özellik değil. kimisine göre akademisyen olmak, kimisine göre uzman olmak ideallerine ulaşmak. ancak bence bir pratisyen hekim de ideallerinin peşinden bir ömür koşabilir. bir pratisyen hekim de çok farklı bir hastalık bulabilir. o hastalığa kendi adını verebilir, adı bir ömür tarihte anılabilir. bu ideallerinin peşinden koşmak değil de nedir? o da kurumlara projeler sunabilir, bir mucit olabilir. yok ama doğru. bizim ülkemizde idealistlik ömür boyu sınavlara girmek, ders ders, yüklü para kazanmak, hoca olmak, kıdemlenmek, makale yazmak vs. ... okulumdaki birçok 'öğretim üyesi' için de idealist olmak kavramları ile 'prof' olmak eşdeğer. çok acıyorum böyle düşünen dar görüşlülere.
Fakülteye girerken idealist olup okul ilerdedikce yok olmaktadır
burada tıp fakültelerindeki eğitim sisteminden başlayıp birçok şeyi eleştirmek isterdim ancak bu kez eleştiri oklarını kendimize doğrultmalıyız sanırım. bulunduğumuz durumda olmamızın tek nedeni bence ideal gibi soyut kavramlar yerine, kişiler ve olaylar gibi somut kavramlara odaklanmamız
Doğru bir "idealist" tanımı yapıldıktan sonra üzerine düşünmesi kolaylaşacak bir sorun
Ülkemizdeki eğitim sistemi veya en basitinden anne babamız bizim önümüze sürekli bir baraj. Tabiki bu baraj bazılarını koruyor serbest dünyada hayatta kalamayacaklar için hayat kurtarıcı. Ama aynı baraj gözükara ve yükseklerde olan için bir set. Dalgalar defalarca sizi yıldırıyor sizi desteklicek sadece kendinizsiniz ama kendiniz bile bi yerden sonra "garanticiliğin" kölesi oluyorsunuz. Yeni fikirlere açık bir millet değiliz risk almayı sevmiyoruz. Şu fakülteye gelen ögrencilerin hepsi seçilmiş ögrenciler içlerinde inanılmaz bir enerji ve fikirlerle geliyorlar. Ama 6 yıl dostlar. Basit bir adam yaralama yada cinayet de yatacagınız süre nerdeyse. Herşeyi alıp götürüyor o gün ışıgının girmediği kütüphanelerde tadı bayat kahvelerle
İdealist olmak, bence en başta azim ve hayal gücü birlikteliğine sahip olmaktır. Azim her ne kadar ilk basamağı teşkil etse de hayal gücünün asla ayrı durmadığını düşünürüm. Çünkü azmi zinde tutan şey bir yerde hayallerdir.
Tıp öğrencilerinin hangi amaçla tıp okuduğunun araştırılması neticesinde, eğer "maddi kaygılar ve rahat yaşam isteği" yüzde olarak ekseriyet taşırsa; tıp fakültesi öğrencilerinin çoğunlukla idealist olmadığı gerçeği düşünülebilir. (Gerçi bu amaç da bir çeşit idealistlik sayılabilir. Ancak bizim anladigimiz müspet manaya uymadığından idealist değildir diyorum.)
Ancak bu tartışma bir yana, şöyle bir problem var: İdealistlik her şart altında başarmak mıdır, yoksa uygun şartlar varolduğu takdirde başarıya ulaşma çabası mıdır?
iki doktor adayı olduğumuzu farzedelim. Birimiz ABD birimiz Türkiye'de okuyoruz. Aynı mevkiye ulaştığımız düşünülürse, Bulunduğumuz mevkiye gelmek için harcadığımız emek ve çaba ikimizin de ayrı ayrı idealist olduğunu gösterir mi? Bence evet. Ancak -bireysel problemler eş geçilirse- ikimizin de aynı yolu yürüdüğümüzü söyleyebilir miyiz? Bence hayır.
Her doktorun bir parça idealist olması gerektiğini düşünüyorum. Burası doğru. Çünkü sadece Mevki, uzmanlik, akademsiyenlik elde etmek için değil; uğraşılan kutsal meslek gereği her doktorun kendi mesleğini icra edebilme adına idealist ve bundan daha önemlisi vicdan sahibi olması gerekiyor. Salt isteği Kolay para kazanmak ya da rahat yasamak olanın da insan hayatına dokunduğunun bilincinde olması önem arz ediyor.
Diğer taraftan idealist olan kişi sayısı toplumda her zaman az orandadır. Bu yüzden önemli olan idealist insanları fikren öldürmemek ve Neşet edebileceği bir ortam sunabilmektir. Yürüdüğünüz yol sizi bir an önce istediğiniz hedefe ulaştırmasa da; tali yollardan ayrılmış, dümdüz bir otoban olması gerektiği de muhakkak. Bu tali yollar, çukurlar sizin maddi gücünüz, aile ilişkileriniz ve sosyal durumunuz dahil pek çok şeyle irtibatlı.
Diyeceğim o ki eğer idealist bir insansanız bu ülkede buna tutunmak bazen insanüstü bir emek harcamak manasına geliyor. Size hayal gücü verebilecek insanlarla beraber olun. Mesleğinize ve idealinize sımsıkı tutunurken bir gün kopma noktasına geldiğinizde sizi tekrar bağlayacak hobileriniz, ilişkileriniz, farklılıklarınız olsun.
Elit olun. Elit olmak için idealist olun. Fildişi kulede yaşayıp insanları hor görmek için değil, okumuş bir insan olarak girdiğiniz düşünce girdaplarından boğulmadan kurtulabilmek ve üretebilmek için...
Tıp öğrencilerinin hangi amaçla tıp okuduğunun araştırılması neticesinde, eğer "maddi kaygılar ve rahat yaşam isteği" yüzde olarak ekseriyet taşırsa; tıp fakültesi öğrencilerinin çoğunlukla idealist olmadığı gerçeği düşünülebilir. (Gerçi bu amaç da bir çeşit idealistlik sayılabilir. Ancak bizim anladigimiz müspet manaya uymadığından idealist değildir diyorum.)
Ancak bu tartışma bir yana, şöyle bir problem var: İdealistlik her şart altında başarmak mıdır, yoksa uygun şartlar varolduğu takdirde başarıya ulaşma çabası mıdır?
iki doktor adayı olduğumuzu farzedelim. Birimiz ABD birimiz Türkiye'de okuyoruz. Aynı mevkiye ulaştığımız düşünülürse, Bulunduğumuz mevkiye gelmek için harcadığımız emek ve çaba ikimizin de ayrı ayrı idealist olduğunu gösterir mi? Bence evet. Ancak -bireysel problemler eş geçilirse- ikimizin de aynı yolu yürüdüğümüzü söyleyebilir miyiz? Bence hayır.
Her doktorun bir parça idealist olması gerektiğini düşünüyorum. Burası doğru. Çünkü sadece Mevki, uzmanlik, akademsiyenlik elde etmek için değil; uğraşılan kutsal meslek gereği her doktorun kendi mesleğini icra edebilme adına idealist ve bundan daha önemlisi vicdan sahibi olması gerekiyor. Salt isteği Kolay para kazanmak ya da rahat yasamak olanın da insan hayatına dokunduğunun bilincinde olması önem arz ediyor.
Diğer taraftan idealist olan kişi sayısı toplumda her zaman az orandadır. Bu yüzden önemli olan idealist insanları fikren öldürmemek ve Neşet edebileceği bir ortam sunabilmektir. Yürüdüğünüz yol sizi bir an önce istediğiniz hedefe ulaştırmasa da; tali yollardan ayrılmış, dümdüz bir otoban olması gerektiği de muhakkak. Bu tali yollar, çukurlar sizin maddi gücünüz, aile ilişkileriniz ve sosyal durumunuz dahil pek çok şeyle irtibatlı.
Diyeceğim o ki eğer idealist bir insansanız bu ülkede buna tutunmak bazen insanüstü bir emek harcamak manasına geliyor. Size hayal gücü verebilecek insanlarla beraber olun. Mesleğinize ve idealinize sımsıkı tutunurken bir gün kopma noktasına geldiğinizde sizi tekrar bağlayacak hobileriniz, ilişkileriniz, farklılıklarınız olsun.
Elit olun. Elit olmak için idealist olun. Fildişi kulede yaşayıp insanları hor görmek için değil, okumuş bir insan olarak girdiğiniz düşünce girdaplarından boğulmadan kurtulabilmek ve üretebilmek için...