yazarların takıntıları – Tıbbiyeli Sözlük
tek sayılar.çift ve tek rakamlar arasında bir seçim yapmam gerekirse muhakkak tek sayıları seçiyorum hele birde asal sayıysa of tadından yenmez ama gel gör ki 5 rakamı hem tek hem asal olmasına rağmen bana o hazzı veremiyor. 3 ve 7li sayıları tercih ederim
dur, bir daha bakayım..

tamam, çekmişim işte!

ya kendi kendisini prize takmışsa?

dur, bir daha bakayım..

tamam, çekmişim işte!
Yoklama kağıdında imzamı defalarca kontrol ederim.

Evden çıkarken gerekli her şey yanımda mı,balkon kapısı,ocak kapalı mı ütünün fişi çekili mi diye birkaç kez bakarım.

Herhangi bir yerden bir şey aldıysam veya yolda çantamı açtıysam cüzdanımdan,çantamdan bir şey düşürdüm mü diye birçok kez bakarım.Hatta yolda yürürken arkama dönüp bakarım.

Film veya dizi izlerken bir konuşmayı kaçırdıysam veya alt yazıyı okuyamadıysam mutlaka filmi geriye sararım.
Kadifeye dokunamıyorum.

Parmak kıtlatmasına gelemiyorum.

Deprem bölgesindeyken bir gözüm açık uyuyorum.

Kitaplığımdaki bütün kitaplar aynı yere bakmalı.

Askıdaki tüm askılar dolabın içine bakmalı.

Başkasının dokunduğu bir şeyi kırk defa siliyor, içtiği bir şeye ağzımı sürmüyorum.

Dışardan geldiysem en az 2 defa ellerimi uzun uzun yıkıyorum.

Uzun tırnaklar o kağıda sürtüyor ya, sinir krizi geçiriyorum.

Şimdi soru şu psikolojik destek almalı mı?
*artık yapmadığım eski takıntılarımdan biri: arabayı kilitledikten sonra kapısını açmaya çalışarak kontrol etmek
*alışveriş merkezi otoparkında iki aracın arasına çekmemek, (bir tarafta kolon ve boşluk olsun isterim)- ayrıca aynayı kapatırım.
*ilk defa tanıştığım biriyle el sıkıştıktan sonra sıklıkla bir şeyler yemeden önce ellerimi yıkarım. mümkün değilse ıslak mendile silerim. avm'de mesela. kız olması istisna tabii, kızla tanışınca yapmıyorum böyle bişey (*)
restoranda kafede kütüphanede sınıfta sürekli aynı yere oturmaya çalışma.arkadaşım ben olduğum yeri sahiplenirim sevmem öyle her gün farklı şey delikanlı adamın yeri bir olacak tek olacak ahhaah aynı şey tualetlerde de geçerli kaçıncı katta olursam olayım hastanede hep 1,katın personel tualetinden 2.ye girerim sevmem öyle başka floraları benim floram ağır olacak ben olacak benden olacak.cebimde kaç lira olursa olsun 50 liraları hep katlı bi şekilde arka göze koyarım.kalemliğimde her zaman sadece 1 tane uçlu kalem olur
her kıyafeti sadece bir kere giyip yıkamak

su gördüğünde el ve yüz yıkamadan duramamak

kendinden başka birinin yemeklerini yiyememek

havasız ortamlarda mümkün olduğunca nefesini tutmak

dağınık kitaplıklara resimlerle posterlerle dolu duvarlara tahammül edememek

ne okb si canım?
Geceleri asla perde açmamak (gündüzleri de huylandığım zamanlarda kapatırım genelde)

Evden çıkmadan önce 3 defa prizlerde herhangi bir fiş takılı olup olmadığını kontrol etmek ( İlk seferden sonra ne olacaksa sanki kendi kendine mi takılacak ama olsun bu dünyada her şey mümkün)

Gece uyurken ulaşabileceğim yerlerde başıma bir şey gelme ihtimaline karşın kendimi korumamı sağlayacak cisim bulundurmak ( Ne var şehir ortamında tek yaşamak o kadar da toz pembe bir şey değil)

Ve son olarak ve beni en çok yoran takıntım benimle iletişime geçen veya benle ilgilendiklerini anladığım insanların bunu -o hissin adını bulamadım, tarifini de yapamadım- az önce yazdığım sebepten dolayı yaptıklarını düşünmek, yani başıma gelen her iyi şeyin sadece bir serap olduğunu zannetmek. Sonuncusunu yaşayan bilir. Eğer anlamadıysanız zorlamayın anlayamazsınız.
Çalışma masasında kalemliğin ,kalemlerin, su bardağının,notların ve kitabın hepsinin bir yeri vardır . Önce hepsini yerinde mi diye bakarım, düzeltirim . Bilmiyorum belki de takıntı değildir ders çalışma işini geciktirmek için yaptığım bir şeydir.