yılmaz erdoğan'ın şiiri

"ankara'ya çok yakışırdı kar

asfaltlar ışıldar

buz tutardı meşru yalanlar

.

.
soğuk ve sıkıcı bir şehir olduğu düşünülür. ilk izlenimde doğrudur. zaman geçtikçe birbirinize alışırsınız ve buranın sadece siyasetin değil sanatın da başkenti olduğu görülür. çoğu gitmez ama opera, bale, senfoni, tiyatro, festival, sinema, fuar gece hayatına hakimdir bu şehirde.



sabahın erken saatlerinde, eylem zamanlarında trafiğe kapatıldığında bomboş olur yollar. her zaman telaşın hakim olduğu yerleri boş görmek hüzün verir. ankara'nın belli üniversitelerinde hala düzenli olarak olay çıkar. kapısında yığılmış polislerin arasından geçerken tedirgin hissedilir. az ileride ankara simitçisi vardır. kokusu bu şehri anlatır.
Anadolu'da 2. Beylikler döneminde (1100 1200lü yıllarda) ankara ve kırşehir bölgesinde yer alan `ahiler` bütün beyliklerin ortasında bir cumhuriyet gibiydi. Şehrin savunması çok iyiydi , burayı `timur` bile alamadı. `ankara kalesi` ta galatlardan beri var. Ahiler de savunma sistemini iyi işletiyorlar. Şehir tamamen esnaf örgütlerinin elindedir.

"anlayacağınız ankara kitaplarda anlatıldığı gibi sadece az nüfuslu küçük bir kasaba değildir.ahilere ve öncesine uzanan bir tarihi vardır."
Kadim ahi geleneğinin bir uzantısı olarak halihazırda birçok vakıf ve dernek vardır,Nüfusuna ve öğrenci-memur kenti olmasına rağmen.