dindar olduğunu her yerde belli etme hastalığı – Tıbbiyeli Sözlük
Bu başlık bana Geçenlerde camiye din sokuluyor diyen bir abimizi hatırlattı. ibadetin şova dönüştürülmemesi konusunda sonuna kadar katılıyorum da gizli yapma zorunluluğu neden? Zaten şu an bazı kesimlerde bir öfke hali var. Sebebi basit. çoğunluğu müslüman olan bu halk, dinini yaşama hürriyetine vurulan prangaları bir bir üzerinden attıkça geçmişe olan tepkisini gösteriyor. Zamanla durulu bu merak etmeyin.



Gelelim başlığın asıl meselesine, kardeşim dindar insanın inandığı değişmez değerler ve uymakla mükellef olduğu dini sorumlulukları vardır.



Bir müslüman için bunlardan bazıları,



- İnandığı elçinin ve yüce yaratıcının adını ve öğretilerini dünyanın tamamına duyurmak.



-iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak.



- bir üst maddenin sınırlarını, "yaratıcın helal kıldığı iyi, haram kıldıkları ise kötüdür." Ölçüsüyle belirlemek.



-hoşgörülü olmak.



-Tebessümün sadaka olması bilinciyle hareket edip güleryüzlü olmak.



-çevresinde gördüğü yanlış olaylara gücü yetiyorsa eliyle, olmuyorsa diliyle müdahale etmek. Hiçbirine gücü takadi imkanı ya da cesareti yetmiyorsa en azından bunun yanlış olduğunu kalbiyle inanmak ve bu durumdan rahatsız olmak.



- bildiği, gördüğü, tanıdığı fakire, muhtaca, hastaya, yolcuya yardım etmek.



-malının belirli ölçülere tabi olarak genel manada en az 1/40 'ını bu insanlara ayırmak.



Ve daha siyasi ve sosyal hayattaki yönteme, edebe, davranışlara yönelik çok güzel ölçüler ve sorumluluklar...



Yani, aslına bakarsanız hakkıyla uyulduktan sonra yukarıdaki "ya belli ediyorlar her yerde işte dindarlıklarını" rahatsızlığına da fırsat vermeyecek, çok ideal bir toplum düzeni sunuluyor bu yükümlülüklerle dünyaya.



İşte bu erdemlere erişebilmiş bir toplum zaten çok bilinen diğer sorumluluklarını da hakkıyla yerine getiriyor olur. İşte oruç tutmak, hacca gitmek, namaz kılmak. Ve o zaman geldiğinde geçenlerde sözlükte açılmış olan (bkz:idea mükemmel, sorun idealistte) başlığının haklılığı deneyimleyerek öğrenilmiş olacak.



Biz müslümanlara düşen de son nefese kadar doğru bildiklerimizi anlatmak, dünyadaki bu çarpık düzeni düzeltmek için elinden geleni yapmak ve yukarıda aktardığım sorumlulukların bilincine tam vakıf olana dek başkalarını bırakıp kendimizi ıslaha çalışmak.



Ne demişler; (bkz:tebliğden evvel temsil gelir)



Not: uykusuz bir günüme denk gelen bu konulara daha sonra daha düzgün şeyler yazmak istiyorum. Manada kopukluklar varsa affola. Başlığı tam karşılamadığı da düşünülebilir ama satır aralarında gereken cevap var aslında