Asla Ümit vermeyeceksin üstüne 1000 hareket de etsen o ümidin sönmediğini görmek insana acı veriyor



Başkasına vereceğimiz ümidin içine sıçıyor...
her yerden her an gidebilecekmişsin gibi hayatını düzenlemelisin. fazla eşya, fazla insan, fazla bağlılık bir yerden sonra boğazına çöküp seni boğabilir.
başarılı olmanın önemli bir ölçütü de gelişen olaylara çabuk adaptasyon sağlamaktır
hayat her yaşta herkese bir şeyler öğretir. 85 yaşına geldiğinde ömür boyu yaptıkların için en yakının olan birinden helallik bile alamamayı ve pişmanlığı, şimdiye kadar başarılı olup yüksek statüleri görüp hayatının meyvesini alacağı sırada bir anda dibi görmeyi, ölmem çok yakın diye düşünürken bile biri için yeni bir kazak örmeye başlamayı, Sevdiğin bir insanın zor süreçleri anlatması için yıllarca emek vermeyi... her yaş kendine özgü bir süreç, bir yaştan bir yaşa geçiş. Bu böyle devam edecek ve ummadığın bir gün aniden bitecek. İstesen de istemesen de.

Tanım: gözlenmesi, okunması, dinlenmesi veya yaşanması gereken dersler.
Hayat sana ne verirse onunla elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmalısın. Zaman keşke şuyum olsaydı böyle yapardım, bana bundan verin size bunu yapayımlar için çok hızlı ve hayat çoğu zaman sana senin istediklerini vermiyor.
hayat bir denge oyunundan ibarettir. dengeyi her zaman korumaya bakın. bu bakımdan hepimiz birer ip cambazıyız.
İş arkadaşlarından sosyallik beklenmez. Bir noktada tadı tuzu kaçıyor.
Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.

(Furkan-63)