kürk mantolu madonna – Tıbbiyeli Sözlük
Sahte bulduğum bir aşk hikayesi. Sebebini saatlerce açıklayabilirim.

Yoğun bir şekilde osmanlıca kelimeler içermesine rağmen -belki de bu sayede- Çok başarılı bir dili var. Sevmeseniz de etkisinden kolay çıkamıyorsunuz.
Sabahattin Ali'nin Yapı Kredi Yayınları tarafından bu sene "Kuyucaklı Yusuf" ve "İçimizdeki Şeytan" ile birlestirilerek toplam 570 sayfa olarak yayınlanan kitabının bir diğer -belki de en meşhur- romanıdır.



Edebiyat ile hasbelkader ilgisi olan bir insanım. Dergi, şiir, roman okuma ve yazma merakım ilkokul yıllarına dayanıyor. Ne yazık ki Sabahattin Ali'nin bu güzel üç romanını; bilhassa yazı dili olarak tekâmülünün zirvesi tahakkuk etmiş "Kürk Mantolu Madonna" 'yı bugün bitirebilmis olmamın acısını yaşadığımı itiraf etmeliyim. Kendi dilinden okumadığımız Rus klasiklerini, James Joyce, Borges, Marquez ve diğerlerinin eserlerini tam manası ile hissetmek için bunca emek harcarken yanı başımızda kendi dilimizin öz meyvesi ve şaheseri bir eseri okumakta geç kalıyoruz, geç kalmışım, yazık...



Madonna'nın kitabın en sonunda yer alıyor olması ise, bu romanı ilk kez okuyanlara yazarın yıllar içinde yazı dilinin nasıl oturduğunu ve ilerlediğini göstermesi açısından farklı bir zevk sunduğunu söylemeliyim. Ancak öte yandan üç romanda teferruat kabilinden bazı küçük ve benzer olguların ya da kelimelerin tekerrür edişi bu zevki azıcık gölgeliyor.



Kütüphanemizde yer almalı.



Edebiyatımızın Marko Paşa'sını saygıyla anıyoruz.
Okumaya doyamadığım kitaplardan biri. Okurken kendimi ne kadar kaptırdıysam uzun bir süre etkisinden çıkamadım, çok duygulandım çok... gözüme aşk kaçtı. Belki de bu kadar etkilenmemin nedeni Maria’dır. Maria’da kendimi bulduğumdandır. Kırılmaktan korktuğu için aşktan kaçan bir kadın. Çok güzel seven ve asla vazgeçmeyen bir adam. Birbirine aşık olan iki şanslı insan, kaderleri bir yazılmamış iki şansız insan...



"Bilhassa tahammül edemediğim bir şey, kadının erkek karşısında her zaman pasif kalmaya mecbur oluşu... Neden? Niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız? Niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksınız? Niçin sizin yalvarışlarınızda bile bir tahakküm, bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak? Çocukluğumdan beri buna daima isyan ettim, bunu asla kabul edemedim."

- Maria Puder
Şu sıralar dinleyemediğim şarkılarla beraber kaç yıl öncesinden duygularıma tercüman olmuş kitaptır.
bir akşam eve dönerken mahallenin bakkalına uğramış, öteberi almıştım. tam kapıdan çıkacağım sırada, karşı evin bir odasında kira ile oturan bekarın radyosu weber'in oberon operası uvertürünü çalmaya başladı. az daha elimdeki paketleri yere düşürecektim. maria ile beraber gittiğimiz birkaç operadan biri de buydu ve onun weber'e hususi bir muhabbeti olduğunu biliyordum; yolda hep onun uvertürünü ıslıkla çalardı. kendisinden daha dün ayrılmış gibi taze bir hasret duydum. kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. bunun sebebi herhalde "bu öyle olmayabilirdi!" düşüncesi yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır
Benim için de ilgili şarkı (bkz:geçti dost kervanı)'dır.
Elime bugün aldığım roman. Uzun süredir evimde duruyordu. Lakin liseden kalan bir tiksintisi vardı bende. Herkes okuyordu bi ara. Her yerde vardı. E böyle olunca da hiç okuyasım gelmiyordu. Kahve kitap fotoları falan Allah korusun. Kitap güzel aga. Çok güzel. Şu sıralar Türk yazarlar okuyorum. Okuduğum kitapların dönemler de o kadar yakın ki.. neyse sabahattin ali kitabıdır.
geçtiğimiz günlerde sabahattin ali mezarında ters dönmüş, rahmetlinin kemikleri sızlamıştır. ayıp. bir türlü bilmemenin değil öğrenmemenin ayıp olduğunu öğrenemedik. aşağılık kompleksini üstümüzden atmayı öğrenemedik. "bilmiyorum" demeyi öğrenemedik. karşımızdakinin fikrine katılmamakla birlikte onun fikrine saygı duymayı öğrenemedik. her seferinde sıkışınca bağırdık, çağırdık, sövdük, saydık fakat karşımızdakini "saymayı" unuttuk. yazık.
bu sabah bir programda bir konuşmacı bu kitapla ilgili şu ifadeleri kullanmış

'kitabı okudum, ama anlatabileceğim, altını çizebileceğim yerler yok' 'kitapta madonna'nın aşkları ilişkileri anlatılıyo yazarımız tarafından' ..

Sonra kitabı tavsiye ediyor iyi yazar diye falan.. Beyin bedava bilmiyosan bari sus da rezil olma..

Daha fazla yorum yapamicam size bırakıyorum [https://twitter.com/nedenttoldu/status/787937784937971712 ~ ilgili video]