selvi boylum al yazmalım

baş rollerini `türkan şoray` ile `kadir inanır` ın paylaştığı belki yirmi kez belki de daha fazla izlediğim türk filmidir kendileri. hikayesi cengiz aytmatov'un romanından uyarlanmış , film de iyi bir hikaye ve iyi oyuncularla neler yapılabileceğini göstermiş.
filmde hepimizin aklında yer etmiş pek çok sahne vardır ama bir sahnesi yüzünden bütün bir nesil sevgi neydi sorusuna "iyilikti dostluktu. sevgi emekti." cevabını verir ve kendisi için emek verene doğru istemsizce yürüme dürtüsü duyar.
edit: yanlışlıkla göndere basma hastalığı
her seferinde aynı heyecanla, duygusallıkla, gözyaşı miktarıyla en az yüz kez izlediğim türk sinemasının en güzel filmidir. her seferinde asya acaba doğru tercih yapmış mıdır diye sormusumdur kendime . "ben olsam ne yapardım " hicbir zaman da net bir cevap elde edememisimdir. işin içinden çıkılmaz bi hale suruklenir insan .
ayrıca türk sinemasının en çok yakışan çifti rol almaktadır.
(bkz: türkan şoray )(bkz: kadir inanır )
(bkz: cahit berkay) son derece vurucu bir müziği olan,her sahnesinde hüzünlendiren,finalde çoğu insanı gözyaşlarına boğan en iyi türk filmlerimizdendir. oturup yeniden yeniden izlenir,her seferinde o final sahnesi izleyene dokunur.
`sevgi neydi sevgi emekti` sahnesi ve ahmet tekin'in insanlığı benim için değerli olan kısımlarıdır.

ayrıca bu film yüzünden kadir inanır'a gıcık kapmışımdır.
jehan barbur'un filmden esinlenerek yazdığı söylediği şarkı.
türkan şoray tabi ki doğru seçim yapmıştır. sen git kamyonunu elinden aldılar diye çocuk gibi küs, kucağında çocuğunla eşini bırak, saçma sapan bi kadınla yaşamaya başla sonra gittiklerinde peşlerine düş. seneler geçince görünce geri iste. orada onca zamandır saygıyla efendilikle bekleyen adamın elinden ailesini çekip almak iste. hem de ikinci kez. ilkini depremde kaybetmişti.

aslında seçimi de türkan şoray yapmamıştır. samet yapmıştır. kendisine doğru insanı baba seçmiştir bence. aferin kerataya.

insan bu filmleri büyüyüp izleyince daha farklı değerlendiriyor. sinirim bozuldu yeminlen. madem o kadar seviyordun al yazmalını ne işin var dilek hanımın yanında? kızdım akşam akşam. bi de çocuğu kaçırmaya çalışıyor. affedemiyorum efendim, sindiremiyorum ben bunları.
'mutluluk neydi; coşkun akan dere, sonbahar rüzgarıyla ürperen yaprak, cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı... sonunda coşkun akan dere durulur, yapraklar kurur dökülür, yağmur diner güneş çıkardı.

sevgi neydi; sevgi sahip çıkan dost, sıcak insan eli, insan emeği idi. sevgi iyilikti, sevgi emnekti.' diyen asya seçimini yaptı. emeği seçti, çünkü sevgi emekti.

içerik kuralları - iletişim