tıbbiyeli günlük – Tıbbiyeli Sözlük
Bugün apartmanların az olduğu bir yere gittim, yerde yabani otlar. Bir de kelebek gördüm, beyaz olanlarından. Küçükken çok görürdüm onları, yerde bir kırıntıya çöreklenmiş tonla karıncayı, kanatlı karıncaları, birbirlerine yapışık asker böceklerini. Kelebeği görünce fark ettim, doğadan çok uzak kalmışım ve artık dikkatimi çeken şey yerdeki ufak tefek canlıların hayatları değil tonla gereksiz şey, hepsi insanlarla ilgili olan.
artık bilinmeyene değil başarısızlıklarıma koşuyorum. mevcut rutinim dolayısıyla kendimi sevemiyorum bir insan kendini en fazla bu kadar bitirebilirdi. eski kızımı çok özlüyorum, yeniden o güzel gururlu günlerimi yaşayabilmek için uğraşıyorum olur mu bilmiyorum en azından elimden geleni yapıyorum....
Şu tıp fakültesinde çıkarsız bencil olmayan samimi bir dost bir arkadaş arıyorum iki yıl oldu hala daha bulma umuduyla yaşıyorum bu kafayla fazla yaşamam galiba
Edit : sanırım buldum umarım doğrudur
Sevgili günlük hayat sık sık beni yoruyor bazen tamam artık daha fazla dayanamam derken bir bakmışım dayanmışım en yorucusu da ne biliyor musun düşünmek ama kendi içinde kimseye hiç bir şey hissettirmeden başın ağrıyıncaya kadar ve sonuç ne tabiki olduğun yerde kalmak, sanırım yaşadıklarımı kabul etmem ve içimi dökebileceğim birine ihtiyacım var, hiç mi yok hayatımda öyle biri var tabiki ama sanırım ben içimi zor döken biriyim kolay kolay olmuyor belkide bunun için çabada sarfetmiyorum ne bileyim işte öyle
Karantina sayesinde yeniden mutfağa girip çeşit çeşit yemekler pastalar yapmaya başladım. Hem kilo yaptı sağolsun hem de adeta aşçılık ünvanına eriştim. Gittim bir çok fide ve tohum alıp balkonumu sera haline getirdim. Maydanoz ve yeşil soğanlarım aldı başını gitti bile.. Karantinanın bitmesine yakın psikolojik buhran döneminden de geçtim. Velhasılkelam yok yok, ne ararsan var bana her türlü yaradı. Umarım sağ çıkabilirim..
merhaba günlük, zorunluya geldim geleli yedi ayda 6 kilo aldım. yine diyet yapıyorum. bıktım artık. ne yapayım yani allah da beni iştahlı yaratmış. seviyorum ya yemek yemeyi. ben sürekli ne yediğimi saymak zorunda mıyım? sanırım öyle. saymazsam kilo alıyorum çünkü.



kilolu olmak da önemli değil, yani aslında kilolu olarak da hayatıma devam edebilirim hatta daha çok alabilirim. bir sürü kadın var kilonun yakıştığı. kilolu birileri beni rahatsız etmiyor yani. ama kendimi kilolu iken beğenmiyorum. çirkinleştiriyor gibi hissediyorum. bu görüntü beni üzüyor. biraz da özgüvenimi kırıyor. zaten paranoya yapmaya meyilliyim, sanki insanlar bıngıllarıma bakıyormış gibi hissediyorum. evet bıngıllarım var. canım kaşık kaşık pilav ve çikolatalı puding gibi şeyler yemek istiyor. ama bıngıllar gidene kadar yememeye karar verdim.



off günlük off... keşke ben de yiyip yiyip kilo alamayanlardan olsaydım. inan bana yiyip kusmayı bile düşündüm ama tıbbi kimliğim hemen "saçmalama zoobi, blumia mı olacaksın kilo verme uğruna. biraz dikkat edip protein ağırlıklı beslensen yeter." dedi. "haklısın" dedim ben de. sonra duyarlı kişiliğim "yiyecek bi lokma bulamayanlar varken sen yiyip bi de kusacak mısın? insanlık suçu bu." dedi. "sen de haklısın" dedim. ikizler burcu kişiliğim hipoglisemi ile birleşince şizofreniye kayıyor sanırım. gideyim de salatalık kemireyim.



bu arada intermittant fasting deniyorum. 18/6 olarak. ve kalori sayıyorum gün içinde 1000 i geçmeyecek şekilde. 500 kcal yakacak şekilde de yürüyorum. başlayalı üç gün oldu. ödem atmaya da başlı olarak bir kilo eksik görünüyorum. bakalım ne zaman ulaşacağım hedefime. aslında şöyle bi 10 kilo versem tam ideal kiloma inmiş oluyorum. neyse bakalım..
Ailemin beni anlayabilecek kapasitesi olduğunu düşünmüyorum. Hiçbir sosyal ilişkimden memnun değilim etrafımdaki insanların çok sığ olduğunu ve asla anlaşılabileceğimi düşünmüyorum. bu yüzden herkese yalan söylüyorum.
Kafam çok karışık neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamaz oldum bu saçma sapan dünya düzeninde.