Katıldığım önerme. Özellikle iş arkadaşlarıyla ilişkiler, yaşam koşulları, boş vakti değerlendirme anlayışı açısından non-tıpçılarla ortak bir frekansta buluşmak gerçekten zor oluyor benim için. Yıllar yılı daha anneme babama 'bazı doktorların da dayağı hakETMEDİğini' anlatamadım mesela. Hasta yakını sinirli olabileceği idare edilmesi gerektiği konusunda herkes hemfikir. Ama günde en az 400 hasta 400 hasta yakınıyla uğraşan hekimin en ufak bir ters davranışı dayağı haketmek anlamına geliyor. Aynı örnekler sınav dönemlerinde katılmanız gereken aile toplantıları ve 'e sen de o gün çalışacağını önceden çalış' anlayışsızlığıyla çeşitlendirilebilir. Ne kadar zor şartlarda yaşadığımızı çalıştığımızı gören ailemize bile dert anlatamıyorsak tıpçıyı tıpçıdan başkası anlayamaz.